Bazen, büyük yıkılış anlarında hemen hemen her şeye kayıtsız olurdu. O zaman her şey, herkes, her hadise onun için birdi. Böyle zamanlarda eğer iradesiyle silkinmezse, hususi bir vaziyet almazsa kül rengi bir boşluk içinde yüzüyor sanırdınız.
İnsan, sahip olduğu nimeti, tam elinden çıkarken anlıyor. Neyimiz varsa her an gittiğini ve yeniden geldiğini farzedip ona göre davranamaz mıyız? İflasımızı anlar, ağlamaktan başka çare bulamazdık.
Göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum. Bizse, umacı korkusuyla yorgan altına kaçan çocuk gibi, nefsimizin beton çatısını tepemize çekmiş, yaşamayı öldürüyoruz. yağmurun yalnız suyunu toplayabiliyoruz; ruhundan uzağız halbuki ne güzel isim koymuşlar ona: rahmet.