Ben ilerlemekte olan bir toplumun zorunlu gelişmesinin ürünü olan, ahlaki ilkelere dayanan ve genel iyilik anlayışıyla girişilmiş bir Devrim’in, hakların ayrıcalıklara, hukuksal özgürlüğün despotizme karşı korkunç ama meşru savaşı olduğunu; kendini düzenleme, kendini tasfiye etme, anayasal monarşi kurma görevinin, kendisinin yol açtığı kötülükleri onarma ve başlatmış olduğu iyilikleri tamamlama misyonunun Devrim’e ait olarak durduğunu söylerim.