Paranızı toplumun efendilerinden kazanıyorsunuz; bir adamın karnını kim doyuruyorsa onun efendisi odur. Evet, siz bir yandaşsınız. Hizmetinizde olduğunuz sermayenin çıkarlarını geliştirmeye çalışıyorsunuz.
Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektiğine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez. Hoşlandığım ya da hoşlanmadığım şeylerde modayı takip edecek değilim.
İngiltere 19.yüzyılda dünyanın en güçlü devletiydi. İngiltere'de birikmiş sermaye kalan dünyanın sermayesine eşitti. İngiliz donanması denizlerin egemeniydi ve Britanya İmparatorluğu üzerinde güneş batmayan bir imparatorluktu. Ne var ki, zaten inişe geçmiş olan İngiltere, I. Dünya Savaşı'nda iyice sarsıldı. Dolar sterlinin yerini aldı. 1925 ile 1929 arasında sterlini 1913'teki gibi altına çevrilebilir para yapmak girişimi iflas etti. İngiltere, imparatorluğuna sarıldı. 1926'da Commonwealth kuruldu (Britanya dominyon ve sömürgeleri topluluğu). 1932 Ottawa anlaşmalarıyla imparatorluk içi bir kayırma dizgesi başlatıldı. İngiliz dış siyaseti de ilginç bir seyir izliyordu. 1920'lerin başlarında Fransa'nın kazandığı ağırlığa karşı Almanları, hatta Rusları kayıran, 1929'dan sonra Almanya'yı yatıştırmayı amaçlayan bir siyaset güttü. II. Dünya Savaşı İngiltere'yi daha da küçülttü. ''Büyük İttifak'' diye ABD'ye sarıldı.