Ulaş

Reklam
"İnsanın işini severek ve isteyerek yapmasının bir önemi yoktu. aksine, önemli olan şey, ne kadar kısa sürede ne kadar çok işin yapıldığıydı. Bütün çalışma yerlerinde, büyük fabrikalarda, bürolarda, üzerinde şöyle yazılar bulunan levhalar asılıydı: ZAMAN DEĞERLİDİR—ONU YİTİRME! VAKİT NAKİTTİR—BOŞA HARCAMA! ... Artık herkes buna uymak zorundaydı. Sonunda kentin görüntüsü yavaş yavaş değişmeye başladı. Eski mahalleler yıkıldı, yeni evler yapıldı. Gereksiz bulunan şeyler kaldırıldı. İçlerinde oturacak kişilere uygun olup olmadıklarına bakılmadan herkes için örnek evler yapıldı. Aslında her aileye ayrı bir model yapmak gerekirdi ama tek tip evler hem ucuz oluyor hem de çok daha kısa zamanda bitiriliyordu. Kentin kuzeyinde şimdi dev gibi yeni binalarla bir mahalle kurulmuştu. Birbirinin tıpkısı olan, kışla gibi dört köşe yapılar sıra sıra uzanıyordu. Evler aynı olduğu için sokaklar da birbirine benziyordu. ... Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. ... Oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti.
Sayfa 80
Edebiyat
"İnsanlar kendini korkutan şeylere çok daha çabuk inanıyorlar."
Sayfa 179 - hora usta
Edebiyat
"insan caddenin tamamına bakıp hemen bir karara varmamalı. her zaman adım adım ilerlemeli. sürekli bir adım sonrasını düşünmeli, bir adım, sonra derin bir nefes, sonra bir süpürge. işte o zaman hayat zevkli olur. önemli olan işini iyi yapmaktır. öyle de olmalı."
Sayfa 43 - beppo
Edebiyat
evet, harb-i umumi'den bahsediyorum; neredeyse dünyanın her köşesinde insanın insan eliyle katledilmesinden. daha fazla toprak, daha fazla sömürge, daha fazla petrol için, insan kanının akıtılmasından bahsediyorum. büyük devletlerin, büyük zenginlerin bitmek tükenmek bilmez kar ve para hırsından. evet, daha önce emsalini görmediğimiz o korkunç felakete adım adım yaklaşıyorduk. hepimiz farkındaydık bunun.
Sayfa 395 - şehsuvar sami
Edebiyat