İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır.
"aydın olmak, efendi kıyafeti giymek veya boyuna kolalı yakalar, kafaya da son moda şapkalar takmak demek değildir. aydınlar sınıfı halkın beynidir. eğitimimiz sayesinde iyi maaşlar alalım diye, akşam yemeklerimizi restoranlarda yiyelim diye, okuma kulübü denen yerlerde iskambil ve domino oynayalım diye okutmadı bu halk bizi. böyle olsaydı, aydınlar sınıfına mensup olmazdınız, entelektüel bir küf olurdunuz. halkın usunu, halkın iradesini ve enerjisini, halkın vicdanını uyandırmakla mükellefsiniz. halkın fikrini uyandırmakla. köylülere, işçilere, toplumun en alt tabakalarına daha iyi nasıl yaşayabileceklerini ve nasıl iyi bir hayat kurabileceklerini öğretmekle sorumlusunuz."