İsmail Kaan Ocak

İsmail Kaan Ocak
@UlgenHAN45
Öğretmen
Yüksek Lisans
68 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Bu kitap üç hikayeden oluşmaktadır. Kahverengi Kurt Walt Irvine ve Madge adlı çiftin bahçelerine nerden geldiği belli olmayan bir kurt inmişti. Kurdu evcilleştirmek isteyen Irvine, kurdun boynuna adını ve adresini yazıp bırakmıştır. Kurt tekrar yanına geldiğinde kurdu yedirip, doyurup, dinlendirip tekrar salmıştı. Kurdu her bıraktığında kuzeye doğru uzunca mesafe kat ediyordu ve Irvine onun nereye gitmek istediğini bir türlü anlayamıyordu. Sıcaktan olduğunu düşünse de aslında durum öyle değildi. Kurt artık çirftle beraber gezilere çıkmaya, koşmaya ve avlanmaya başlamıştı. Ta ki bir gün bir yabancı olan Skiff Miller, çiftin kapısın çalıncaya kadar. Ablasının yanına Klondike'dan gelen Miller, çifte ablasının yerini sormak için durmuştu. Kısa bir sohbetten sonra kurdu gören Miller şaşırmış ve kendi kurdunun orda olmasına şaşırmıştı. Çiftle tartışmaya girmişti. Skiff ve çift köpeğin kimde kalmasına karar veremiyordu. Son çare olarak seçeneği köpeğe bıraktılar. Köpek uzunca bir süre ne tarafa gideceğini bilemez durumda çaresizce hareket ederken son anda asıl sahibinin anına koşarak tepeden kaybolur. Bu eser London'un hikayeciliğini keşfettiği Klondike'da yaşadığı olaylardan esinlenerek yazdığı hikayelerden birisidir. Çoğu hikayesinde kurt,köpek- kış - bağlılık üçgeni çerçevesinde hareket eder. Bu hikayesi de onu anımsatır. Eğlenceli ve güzel bir hikayeydi. Benekli Stephen Maceye ve Yazar , Klondike'a altın aramak için gelmiştir ve kızak için köpekler almak istemişlerdir. Satıcının biri onlara hayatlarını mahvedecek bir köpeği çok ucuza okutmuştu. O köpeğin adı Benekli idi. Kalıplı, güçlü ve oldukça zeki bir köpek olan Benekli bütün bunlara rağmen oldukça tembel bir köpekti. İstenilen şeyleri dayak zoruyla yapardı hatta bazen yapmazdı. Diğer köpeklerin lideriydi ve
İyi Köpekler Kötü Köpekler Ve Kuzey TopraklarıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20232,395 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yaşam Döngüsü ve Fedakarlık
Puan vermedi
Jack London serisinin bir diğer kitabı da bitti. İncelemeyi yazmak bugüne nasipmiş. Kitap, iki hikayeden oluşmakta. İlk hikayemiz, yaşlı bir boksörün ekmek parası için dövüşmesini anlatıyor. Gerçekten de etkileyici bir hikayeydi, hala dün gibi aklımda satırlar. Yaşam döngüsünün farklı bir yolla anlatımı... Tom King yılmaz bir boksördü gençliğinde, çıktığı bütün maçları kazanmıştı. Bütün bahisler onun üzerine yapılıyordu ve gerçekten de iyi para kazanmıştı. Fakat, zaman Tom'a da acımadı ve onu da yaşlandırdı. Geçimini ufak dövüşlerle kazanan efsane Tom'a genç ve parlak bir geleceğe sahip olacak Sandel ile dövüşme fırsatı sunulur. Gençliğin çevikliği, hızı ve sabırsızlığına karşı yaşlılığın direnci ve sabrı karşı karşıya gelir. Yaşlılık neredeyse kazanmak üzeredir fakat gençliğin dayanıklılığı daha baskın gelir ve Tom, Sandel'e yenilir. Meksikalı İkinci hikayemiz Meksikalı bir genç olan Felipe Rivera'nın Meksika Devrimi için yaptığı fedakarlık anlatılıyor. Devrimcilerin yanında kalmak istemesine rağmen ona casus olabilir diye izin vermediler. Ondan istenen her şeyi devrim uğruna yaptı. Temizlik, gazete için yazma işleri vs. gibi birçok iş. Bir gün grubun devrim için paraya ihtiyacı vardı ve genç bu parayı onlara getirdi. Nasıl olduğunu bilmiyorlardı ama Rivera para kazanmak için dövüşüyordu Devrimin büyük sıkıntılar çektiği ve son bir adım için ciddi bir miktar paraya ihtiyacı olduğu bir dönemde Rivera'nın koçu onu ünlü dövüşçü Danny'nin karşısına çıkaracaktı çünkü başka rakip yoktu. Fakat ondan maçı bilerek kaybetmesini istemişlerdi çünkü şike yapıyorlardı. Rivera buna karşı çıktı kazananın bütün parayı almasını istedi. Danny ve Rivera dövüşürken herkes Danny'i destekliyordu. Herkes bahsini ona oynamıştı. Uzun geçen dövüş sonunda Rivera kazanır. Bitmiş,
Bir Dilim BiftekJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,119 okunma
Beklenmeyen Hayat Tecrübesi
Puan vermedi·376 syf.··
2023 3. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2023 00:00
Zengin bir ailenin oğlu olan Humprey Van Weyden, vapurla seyahat ederken sisli havanın etkisiyle vapuru kaza yapar ve batar. Bu sırada zar zor hayatta kalan ve can yeleğiyle birlikte sürüklenen Van Weyden, bir uskunadaki mürettebat sayesinde kurtulur. Yaşayacaklarını önceden bilseydi, kurtarılmayı tercih eder miydi acaba? Bu büyük bir merak konusu. Entelektüel, bilgili ve başarılı bir eleştirmen ve yazar olan Van Weyden hayatı boyunca rahat bir yaşam sürmüştür. Ta ki uskunanın kaptanı olan Wolf Larsen ile tanışıncaya kadar. Wolf Larsen birçok kaptana ve tayfaya göre oldukça bilgili ve meraklı bir adamdır. Görünenin aksine felsefi konularda fikir sahibidir. Kusursuz bir kaslı vücuda ve oldukça yakışıklı ve orantılı yüz hatlarına sahiptir. Bir o kadar gaddar ve sert bir adamdır. Kimseye affı yoktur. Acımasız ve anlayışsızdır. Daha küçücük bir çocukken başlayan hayat mücadelesi onun kocaman ellerini nasırlaştırmış, denizlerde geçen ömrü onun beyaz tenini esmerleştirmişti. Hayatını zorluklar ve emeklerle geçirmişti. İşte böyle bir adamla karşılaşan zıt özelliklere sahip olan Van Weyden'in hayatı böyle değişecekti. Onu karaya bırakmalarını istemesine rağmen Wolf onu götürmeyi reddetmiş ve beraberinde sürüklemiştir. Yeni hayatına tam da ikinci kaptanın ölümüyle başlamıştı. Kaptan tayfaya görevini söylerken Van Weyden kamarot olmuştu. İlk başta ona kibar davranan Aşçıbaşı şimdi efendisi olmuştu ve ona çektirmeye çoktan başlamıştı. Daha ilk gününde dalgaların uskunaya vurmasıyla boğulma tehlikesi geçiren ve uskunada savrulurken dizini yaralayan Van Weyden bunun acısını ömür boyunca çekecekti. Günler geçtikçe, daha zor şartlar yaşamaya başlayan Van Weyden Tommy'nin azabını da çekiyordu. Bu sırada Wolf ile konuşan Van Weyden arasındaki zıtlık sadece hayat ve yaşayış
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma
Yığınla Macera
Puan vermedi·532 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2023 00:00
Öncelikle büyük bir heyecanla başladığım bu kitabı okurken yaşanan deprem felaketi sonrası aynı heyecanla devam edemesem de ilerleyen süreçte bitirmek nasip oldu. Bilim-kurgu ve fantastik edebiyat deyince akla gelen ilk isimlerden birisi olan Jules Verne'in en yaratıcı eserlerinden birisi kesinlikle bu kitaptır. Kitabı okurken yer altı dünyasının her bir köşesine gidip o dünyaları tanımak isterseniz bu kitabı okumalısınız... Neler neler yok ki içinde... Öncelikle bütün dünyada yankı uyandıran büyük bir canavarın hikayesiyle başlıyoruz romanımıza... Bu canavarı araştırmak için kurulan heyetin içinde Profesör Aronnax, yanından bir an bile ayrılmayan hizmetkarı Conseil ve zıpkıncı Ned Land de bulunmaktadır. Fırkateyn ile yapılan arama sonucunda canavar bulunmuş fakat yok edilememiştir. Meydana gelen çarpışma sonucu bu üç adam denize düşer ve kaybolurlarken canavarın metal zırhıyla karşılaşırlar. Aradıkları canavar aslında bir deniz aracıdır. Kaptan Nemo komutasındaki Nautilus'a alınan bu üç kazazedenin macerası daha yeni başlamaktadır. Nautilus bir tür deniz altıdır ama o zamanlar böyle bir icattan söz etmek imkansızdır. Tamamıyla Verne'in hayal ürünü olan bir araçtır. Bu araçta birçok oda, bir mutfak, bir büyük salon vs. bulunmaktadır. Üç kazazedeye gemide yaşayabilmeleri dışında hiçbir seçenek sunulmamıştır ve onlar da mecburen bu araçta yaşamaya başlamışlardır. Deniz altındaki birçok donanım elektrik sayesinde işlevini yerine getirmektedir. Kaptan Nemo, bütün ihtiyacını derin okyanuslardan karşılamaktadır: yakacak, yiyecek, içecek, giyecek... Kaptan Nemo ve Bay Aronnax'ın maceralarının ilki deniz altı ormanlarındaki av partisi. Crespo Adası olarak bilinen ve devasa okyanus çayırlarının ve bitkilerinin oluşturduğu devasa yer altı ormanı. Sonra Torres
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202116,3bin okunma
Evcil bir hayattan Doğanın Kollarına
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2023 00:00
Jack London'un elimde bulunan son kitabını da bitirmiş bulunmaktayım. Beyaz Diş'in arkasından okumak benim tercihimdi. Zaten daha önce okumuştum bu sefer seriyi tamamlamak için okudum ama iyi ki okumuşum. Çünkü London'ın eserlerini arka arkaya okumak, onun düşünce ve yazım tarzını daha da anlamamı sağladı. Beslendiği kaynakları, hangi konuları tercih ettiği, yazım serüveninin gelişimi ve daha birçok konuda yeterli tecrübeye sahip oldum. Öncelikle Martin Eden'i okumak ve London'un hayatından izler öğrenmek bu diğer kitapları yorumlamamı da kolaylaştırdı. Bildiğimiz üzere London bir denizciydi ve hayatının bir döneminde kuzeye, Kanada'ya, gitti ve orada onu etkileyen deneyimler yaşadı. Bu deneyimleri Bir Kuzey Macerası, Ateş Yakmak, Beyaz Diş, Vahşetin Çağrısı gibi eserlerinde fazlasıyla görüyoruz. Çünkü bir insan orada bulunmadan, orada böyle şeyler görmeden ya da yaşamadan bu eserleri yazamaz kanaatimce. Yoksa bir yazar neden sürekli kuzey toprakları, kurtlar ve köpekler, altın madenleri ve bu madenler için gelen bir sürü maceracı gibi unsurları eserlerinde kullanır ki. İşte bu sebeple, London'un hayatında derin bir etkisi var. Onun köpekler ve kurtlarla olan gerçek yaşamdaki ilişkisini öğrenmek isterdim. Çünkü bu kitaplarda derin bir hayvan sevgisi var. Bunu hissedebiliyorsunuz. Beyaz Diş ve Vahşetin Çağrısı, neredeyse birbirlerinin zıttı gibi. Beyaz Diş, vahşi doğanın bir parçası olan bir kurt olarak hayata gelir; Buck ise güney topraklarında evcil bir köpek olarak. Beyaz Diş, kısa bir süre sonra vahşi hayattan insanların güdümüne girmeye başlarken; Buck ise tam tersi olarak yavaş yavaş insanların güdümünden çıkmaya başlar. Bütün bu ters kurguya rağmen gelişme kısmında benzer noktalar dikkatimizi çekiyor. Beyaz Diş, insanların elinde türlü eziyetlere katlanıyor.
İnceleme
Vahşetin ÇağrısıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202443,2bin okunma