Hu Allah Hu
Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın...
Var mısın ki, yok olmaktan korkuyorsun?
İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar.
Yazdıklarım, paylaştıklarım evvela nefsimedir.
Allah'ın (c.) emrini önemsemeyip yapmayan, nehyine kulak asmayıp işleyen, hak-hukukunu kâle almayıp zayi eden, Kur'an'ını önemsemeyip ihmal eden, kalbi Allah'ı zikirden gaflette olan, hevâ-hevesini Allah'ın (c.) rızasını kazanmadan önde tutan, mahluka itaati Allah'a itâate tercih eden, Allah'ın (c.) kendisini görmesini, kendisinden haberdar olmasını tüm kalbi ve organlarıyla hafife alan insanlardan utanıp Allah'tan utanmayan, insanlardan korkup Allah'tan korkmayan, insanlarla elinden gelen en iyi şekilde muamele edip Allah'la en düşük ve basit bir muamele ortaya koyan, insanlardan sevdiği birisinin bir işini görürken son derece büyük bir ciddiyet ve gayretle kendini o işe tamamen veren, bir çok maslahatının önüne geçiren, ancak şayet Allah yolunda bir iş yapacak olsa onu insanın insandan dahi hoşnut kalmayacağı biçimde yerine getiren, malından O'nun yolunda, bir insana verildiğinde utanılacak miktarda infak eden kimse de Allah'ın kadrini hakkıyla bilmemiştir.
Kul Allah'tan kendisini doğru yola itmesini istemelidir, hatta buna mecburdur. Kul bu dua kadar hiçbir şeye muhtaç değildir ve ona bundan faydalı başka bir şey yoktur.
Eskiden param yoktu, zamanım çoktu.
Şimdi param var ama zamanım yok.
Kendi kendime soruyorum, o zaman mı daha zengindim, şimdi mi?
GENÇLER, zamanınızın değerini iyi bilin, güzel değerlendirin. Zenginliğinize zenginlik katın...
Yolların dili vardır ancak yolu sevda edenin işiteceği, anlayacağı. Yolların gözü vardır ancak bekleyenin yol gözlercesine bir sancı ile gördüğü, nazar kıldığı. Yolcu ayak ve adım sesleri ile değil yüreğinin nabzı ile çıkmışsa yola; hasret ile vuslat arasında arafta olduğunu bilendir. Öyle bir nabız ki ateş ve telaş arası çarpan, çarpılan.
“Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar, bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol,
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.”