Hu Allah Hu
Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın...
Var mısın ki, yok olmaktan korkuyorsun?
İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar.
Yazdıklarım, paylaştıklarım evvela nefsimedir.
Yüce Rabb kulunun hoşlanmadığından hoşlanmaz ve ona kötülük yapmak istemez. Bu yönden onu öldürmek istemez. Fakat öldürülmesi onun yararınadır. Çünkü Allah kulunu diriltmek için öldürür, sıhhat vermek için hasta eder, zengin etmek için fakir yapar, vermek için engeller.
Şafiî (r.) derki: Sofilerle arkadaşlık yaptım, onlardan sadece şu iki cümle kazandım/ istifa ettim. Birisi: "Vakit kılıçtır. Sen onu kesersen ne âlâ, kesmezsen o seni keser" idi. İkincisi: "Nefsini hak ile meşgul etmezsen, o seni batıl ile oyalar” idi.
Kanserden hayatını kaybeden Erma Bombeck’in tüylerinizi son sözleri:
Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;
Hastayken yatağa girer dinlenirdim.
Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim.
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım.
Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim.
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim.
Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, yerler leke olacak diye korkmazdım.
Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım.
Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım.
Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim.
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum.
TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.
Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar mucizevi olduğunu fark ederdim.
Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim.Onlara daha çok "seni seviyorum", ondan da daha çok "özür dilerim" derdim.
Bakmak insanın başına gelen olayların ve belâların büyük çoğunluğunun kaynağıdır. Çünkü bakmak, zihinde hayali doğurur. Hayal düşünceyi, düşünce şehveti, şehvet iradeyi doğurur. Sonra irade güçlenir ve kesin karara dönüşür. Ardından -bir en gel çıkmadıkça- hadise mutlaka vukû bulur. Bu hususta şöyle denmiştir: "Gözü bakıştan engelleme de sabretmek, bakış sonrasındaki acıya sabretmekten daha kolaydır."