Hu Allah Hu
Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın...
Var mısın ki, yok olmaktan korkuyorsun?
İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar.
Yazdıklarım, paylaştıklarım evvela nefsimedir.
Namaz, huzûr-u İlâhî’de divana durmak: hataların affını, hayırların devamını niyaz etmektir. Bu ise bütün organların namaza durmasıyla mümkündür. Aksi halde dil, “Allah-u Ekber/Büyük olan Allah’tır.” derken kalp onu inkâr eder. Dil Mevla’yı, kalb Leyla’yı tesbih ediyorsa bu, namaz değil, vebaldir.
Aşka, sevgiye, acıya, ayrılığa, hayata, ölüme ve aşkın ne olduğuna yanıtlar arayan bir adamın yolculuğuna eşlik etmek ister misiniz?
Sıcacık bir hikaye. Mutlaka okuyun.
İnsanın kendiyle ve nefsiyle ettiği mücadelede başarılı olabilmek için, öncelikle bu durumun ve böyle bir mücadelenin varlığının farkına varmak gerekiyor. Daha sonra kalbin önemini, kalpteki hastalıkları ve eksikleri tespit etmek, en sonunda da bu eksiklikleri gidermek için yapılması gerekenleri anlatan yüzyıllar öncesinden yazılmış çok kıymetli bir eser.
İçerisindeki değerli bilgiler dışında, insanı kendine getiren çarpıcı ifadeler de bulunuyor. İnsan çok nankör bir varlık. Bu yüzden bu tür kitapları günde birkaç sayfa da olsa sürekli okumak gerekiyor. Herkese tavsiye ederim.