Uçurumları özlüyoruz; sesimizin yankısız kalmayacağı derin dipsiz uçurumları. Artık yağmurlar da getirmiyor toprak kokusunu.
Sığınacak bir gökyüzü bile kalmadı. Maviyi özlüyoruz; alnımızda bir dağ nergisinin mavi serinliğini.
Önce acıyı yaşa oğlum, acının seni perişan etmesinden korkma. Asıl kanıksarsan, normalleştirmeye çalışırsan savrulur, perişan olursun. Artık yeni ve kocaman bir yaran var senin; ömrünün sonuna kadar taşıyacaksın bu yarayı; acısı hafifler zamanla, gel gör ki bazen ilk günkü kadar yakar seni, yıllar sonra bile. Bırak acıtsın oğlum, acıdır insanı insan yapan.