Daha mutlu olmasını istediğimiz bir geçmişi yadsiyarak onu yeni karşılaştığımız insanlar için degistirebileceğimizi ummamiz bu insanların çekiciliğinden gelir.
Hiç şüphe yok ki, gerçekliğin katlandığı ve onca zamandır hayal ettiğimiz şeyin üzerine tam oturduğu böyle mükemmel tesadüflerde, gerçek, hülyamızı bizden tamamen gizler, onunla iç içe girip karışır; birbirine eşit iki şeklin, üst üste konduğunda, artık tek şekil olması gibi. Oysa sevincimize anlamını tam olarak kazandırabilmek için, aksine, arzumuzun her noktasının, dokunduğumuz anda bile –gerçekten o olduğundan emin olabilmek için– elle tutulamaz oluşunun büyüsünü korumak isteriz.