Kuleli Askeri Lisesi, Kara Harp Okulu (Makine Mühendisliği), Selçuk Üniversitesi Yüksek Lisans (İşletme-Yönetim ve Organizasyon), Anadolu Üniversitesi Adalet Yüksek Okulu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Selma son işgal kuvvetlerinin ayrılışlarını her zaman hatırlayacaktı. Askeri töreni görmek için, annesiyle birlikte Dolmabahçe Sarayı'na gitmişti. Teyzeleri ve kuzenleriyle birlikte, sarayın Boğaziçi'ne bakan pencereleri önünde kümelenmişlerdi. Ekim güneşi mermer çeşmeler üzerinde oynaşıyordu. Boğaz'ın her iki yakasında halk rıhtımları doldurmuştu.
Saat 10.30'da, bahriye bandosu önde olmak üzere, türk piyade müfrezesi meydandaki yerini aldı. Beyaz ay yıldızlı kırmızı bayrak dalga dalgaydı. Birkaç dakika sonra fransız birliği geldi. Arkadan italyanlar ve ingilizler yerlerini aldılar. Türklerin karşısına sıra halinde dizilmişlerdi. Bir kenarda kordiplomatik, hazırola geçmişcesine, dimdik ayaktaydı. 11.30'da müttefik yüksek komiserleri göründü: General Pellè, General Harrington, Marki de Garroni. Sırmalı üniformaları ve solgun yüzleriyle!
İstanbul valisi heyecanını zor saklayan adımlarla ilerledi. Bando sırasıyla ingiliz, fransız ve italyan marşlarını çaldı.
Sonra türk marşı, rüzgarda ddalgalanan al bayrağın gölgesinde, ağır ağır gökyüzüne doğru yükseldi. Müttefik birlikler türk bayrağını selamladıktan sonra yerlerinden ayrıldılar ve kendilerini bekleyen tenelere bindiler. Savaş gemilerinden herbiri, kendi milli marşlarının eşliğinde, beş yıldır hüküm sürdükleri türk sularını terk etmeğe başladılar. Halk sessiz, onları gözleriyle izliyordu. Marmara'nın mavi sularında ufak bir nokta oluncaya kadar...
Dolmabahçe Sarayı'nın penceresinde, yetişme çağında bir kızçocuğu, annesinin elini sıkıyordu, gözyaşları içinde birbirlerine gülümsüyorlardı.
Ertesi günü, Veliaht Şehzade Abdülmecit Efendi, kemalist hükümetin önerisini kabul ederek, Vahdettin'in yerine halife oldu.
24 Kasım 1922'de Topkapı Sarayı'nın Kutsal Emanetler bölümünde, Ankara'dan gelen bir heyetin önünde, halifeliği resmen tanındı.
Selma, annesinin odasına vardığında, ağa temennahlarının üçüncüsündeydi.
-Sultan'ım...
El pençe divan durdu. Sonra çok kısık bir sesle:
-Padişah efendimiz...kaçtı! dedi.
-Bu sabah İstanbul'u terkettiler. Yanlarında oğlu Ertuğrul ve maiyetlerinden dokuz kişi vardı.
İngiliz zırhlısı Malaya ile gittiler.