Eğer bir tasarım ( bu tasarımın yeri ve kaynağı; anlama yeteneğinde olsa bile) kişisel tercihi sadece öznede bir haz duygusu bulunduğunu varsayarak belirliyorsa, bu demektir ki, bu tasarımın kişisel tercihi belirleyen bir neden olması, tamamıyla içsel duyunun yapısı, yani bu içsel duyunun bu tasarım tarafından olumlu bir şekilde etkilenmesine bağlıdır. Ancak nesnelerin tasarımları birbirlerinden ne kadar farklı olurlarsa olsunlar, ister anlama yetisinin tasarımları ve hatta ister duyu tasarımlarının karşıtı olarak aklın tasarımları olsunlar, yinede aslında bunların istemeyi belirleyen nedeni oluşturmalarına yol açan haz duygusu (çünkü haz duygusunun etkinliği, o nesnenin üretilmesine iten hoşlanmadan ve zevk alma beklentisinden kaynaklanır) her zaman aynıdır. Bu aynı olma durumu sadece her defasında ancak deneysel olarak bilinebilmesi bakımından değil, aynı zamanda kendisini arzulama yetisinde gösteren tek ve aynı yaşam gücünü etkilemesi bakımından da tek ve aynı türdendir. Bu bakımdan da herhangi bir başka belirleme nedeninden yalnızca göreli olarak farklılık gösterebilir. Eğer böyle olmasaydı arzulama yetisini daha fazla etkileyenini tercih etmek için tasarım türleri birbirinden farklı olan iki belirleyici neden büyüklük bakımından nasıl kıyaslanabilirdi ?
Bir şeyin varolamısını tasarlamaktan gelen haz, bu şeyin arzulanmasını belirleyen neden olduğu kadarıyla öznenin duyumsama yetisinde temellenir. Çünkü bu haz nesnenin gerçekten var olup olmadığına bağlıdır. Bu sayede haz bir tasarımın duygulara göre özneyle ilgisini değil, kavramlara göre nesneyle ilgisini ifade eden anlama yetisine ait olmayıp duyuya (hisse) aittir