Çok zaman birbirlerinin adlarını bile bilmezler. Giriş deliğinde karşılaştıklarında ya isteksizce selamlaşırlar, ya da düşman böcekler gibi mırıldanırlar. Gören de bir arada yaşamak zorunda kaldıkları için hiddetlendiklerini sanır.
iyi mi günler? her şeye rağmen evet,
uzun zamandır aklımda olan fakat bir türlü okumaya cesaret edemediğim fyodor dostoyevski kitabı. şunu bilmenizi isterim ki benim şu zamana kadar en çok etkilendiğim hayatımda derin izler bırakan kitap yine bu yazarın suç ve ceza kitabıdır. bundan dolayı dostoyevski'nin yeraltından notlar kitabında aşırı etkileyici ve kişinin benliğini rahatsız eder sözleri olduğunu duyduğum için belki de korkumdan yıllarca erteledim. ta ki çok değer verdiğim ve bana çok şey kattığına inandığım, gerek kitaplar üzerine zevkli seçimleri ve hakimiyeti gerekse tertemiz ve iyi niyetli kalbi ile hayatımdan bir rüzgar misali gelip geçtiği için son derece gurur ve minnet duyduğum eski bir arkadaşımın kitaplığında görüp ödünç almamla bu harika eserle sonunda tanışmış oldum. kitabı can yayınlarından ergin altay çevirisi ile okudum. gayet akıcı ve kaliteli bir işti. gerek çevirmen notları gerekse aslından çeviriliyor olması gayet tatmin ediciydi. özellikle bu aslından çeviri olayı önemli bir husus. kitaplarımın aslının ingilizceye çevirisinden türkçeye çevrilmesi ya da almancadan/fransızcadan türkçeye çevrilmesi cümlelerde anlam bozukluğuna sebep oluyor. öyle ki kaliteli bir çeviri için önemli olan büyük bir yayınevi olmasından ziyade aslından çeviri olması ve çevirmenin kaliteli bir isim olmasıdır. seçim yaparken bunlara dikkat ederseniz üzülmemiş olursunuz. bu sayede piyasadaki küçük yayınevlerinin tutunmasına katkı sağlamış olursunuz. evet kitapla alakasız ama kitapseverler için önemli bir konuyu geride bırakmak gerekirse;
dostoyevski bu kitabını oldukça karamsar ve ruh hali içerisinde kaleme almıştır. içerisinde adından da anlaşılacağı üzere kendi notlarına ve bir adet hikayeye yer vermiştir. o yıllar içinde bulunmuş olduğu bu pesimist ruh hali kitabına