"En Uzak Sahil" ile birlikte Yerdeniz üçlemesini bitirmiş bulunuyorum. Kitapları belki çok hızlı okudum fakat bu kitapların sığ olduğunu göstermiyor. Aksine okurken üzerine düşünülmesi gereken yerlerin çok olduğunu düşünüyorum. Ged'in karakterinin tekâmülünü görmek heyecan verici. Nasıl ilk kitapta daha çocukken deli dolu, ele avuca sığmaz, hırslı, gözü yükseklerde bir Ged görüyorsak; son kitapta büyücülük özelliklerini bile kullanmaktan imtina eden dünyanın ve aslında yaşamın muvazenesini gözeten olgunlaşmış bir Ged görüyoruz. Çırak Ged'den bilge adama olan bir evriliş.
Yeni neslin fantastik edebiyat evrenini daha çok Taht Oyunları ya da Harry Potter serileri ile biliyor olmaları bu üçlemenin sanki biraz arka planda kalmasına sebep olmuş. Ama bu üçlemenin 70 li yıllarda yazıldığını unutmamak gerekir yani az önce saydığım eserlerden yıllar önce.
Bu arada bu seriye "Mülksüzler" referanslı başlanmamalı. O çok başka bir eser.
Hülasa, okunmaya değer bir üçleme olduğu kanısındayım. Içinde, o sadece fantastik dünyaya ait izler yok; hayata dair de birçok göndermenin olduğunu düşünüyorum.