Nedenini bilmediğim önyargımı yıkma amaçlı okuduğum ilk polisiyesidir Ahmet Ümit’in..Benim gibi Agatha Christie, John Verdon severler eminim polisiye kısmınıza geçmesi için sabırsızlanmıştır.
Beyoğlu tasvirlerinin gücü karşısında etkilenmemek mümkün değil..... fakat polisiye diye kurguladığım için olay örgüsünü beklemek biraz uzun oldu. Yanı sıra üç arkadaşın arasına girip onlarla arkadaş olmak bir o kadar keyif vericiydi.. Gel gelelim sonu tam olarak sondaydı, biraz daha önceki sayfalara tadı yayılsa, o kısım uzasa hoşuma giderdi ama evetttt biliyorum olmamalıydı . Sonunda yıkıldım, sarsıldım... ters köşe olduğum için mutluyum ... hala arkadaşlarımı sorguluyorum. Bakalım kitabın şoku ne kadar devam edecek.. ‘arkadaş’ ne uzun kelime ... insanı her yola götüren arkadaş.... çevrenizdeki insanlar ya umduğunuz, düşündüğünüz, yıllardır bildiğiniz kimliklerinin yanında çok daha kötü iseler... ve bu kötülüklere bizi de sürükler iseler....... ? Güven duygusunu bir kez daha sorgulattı Beyoğlu Rapsodisi.. ve vicdanı azabını.... teşekkürler...