Silah yaralar ve bilinçdışı bir yarayı sonsuza dek açık bırakır; bu silah ürkütücüdür, çünkü gel-ecek olandan, gelecekten, gelecek zamanın
hikâyesinin (future anterior) gramerine bile direnecek kadar radikal bir gelecekten gel-ecektir.
Sadece ateist bir hacı, ölüme inanan bir iman sahibi, mekânlara böylesine aşk duyabilir- dönüşlerin sonlu gelecekleriyle saplantılı törensel bir aşk. Karşı yolun sonlu geleceğinin perspektifinden, kendi belleğimi gözetim altında tutabiliyorum; sanki bir hayalcinin hızıyla onun yolunun kenarından geçip gidiyorum.