Okuyun, her yaşta okuyun.Bu millet cehaletten çektiğini hiçbir şeyden çekmedi.
Ahmet Beyler Elçi
instagram.com/fadimemeralyalc...
Felsefi ve sanatsal içerikler için
Kendini tanı!" Ben bu sözü düşünüyorum Arkhytas. Kendimizi nasıl tanıyacağımızı... Ne olduğumuzu anlamadan daha iyi olmamız mümkün değil. Çünkü daha iyi olmanın ne olduğunu bilmiyoruz. Sen kimsin Arkhytas, nesin, senin var olmanın anlamı ne? Yıldızların ve kâinatın sırrını çözmek diyeceksin. Ama kendi sırrını çözmedikçe kâinatın sırrını da çözemeyeceksin
" Hem Aşığım diyeceksin hemde Hz.Hüseyin için bir damla
gözyaşı dökmeyeceksin. O'nun için akan yaşlar inşallah
günahlarımza kefaret olur. Allahtan başka kimseden şefaat
istenmez diyenlere diyorum ki;
Allah bizleri Hz.Muhammedin ve abâsı altındakilerin
şefaatinden mahrum etmes inşallah"
youtube.com/@beylerbeyibayb...
Ahmet Beyler Elçi
"Ben bu yolu tasavvuf kitaplarından değil halka
hizmetten elde ettim. Herkesi bir yoldan götürdüler bizi de
hizmet yolundan götürdüler. Hayır umduğum herkese
hizmet ettim."
{(Hace Ubeydullah Ahrar
Demek ki herkesin bir duası (muradi) var ama kiminin ki
hakka daha çabuk ulaşıyor. Nedir bu yol? Hastanın dua'sı,
yolcunun duası, yetimin duası.. Çoğaltabiliriz. Peki, bundan
kasıt nedir? Hastane odalarını dolaşsak inlemekte olan
hastalardan inlemelerine ara verip kendimize dua talep
etsek tesiri olur mu yoksa ters mi teper? Yolcuyu yolundan
etsek duasını istesek manayı yakalamış olur muyuz? Peki
ya yetimin... O'na yetim olduğunu hissettirerek bize dua
etmesini istesek acaba onun gölünde yer eder miyiz yoksa
mahzun mu ederiz onu? Bunların hepsi vermeden almak.
Peki, hastanın bir ihtiyacını gidersek, yolcuya yoldaş olsak
yolundan bir taşı kaldırsak, yetime babası gibi bakabilsek
Allah'ta bize dönüp bakar mı acaba? Hastanın duasından,
yolcunun duasından, yetimin duasından kastın Allah'in
onların gönüllerinden yani ihtiyaç sahibi (fakr) kullarından
zuhur edeceğinden olmasın.
Hace Ubeydullah Ahrar'ın hizmet anlayışı böyle idi. O'na
göre tasavvuf: "herkesin yükünü çekmek fakat kimseye
kendi yükünü çektirmemekti." Mübarek bir gün talebelerinin
murakabe gibi manevi heyecanı yüksek olan işleri yapmaya
Özen gösterdiklerini görünce onları ciddi bir şekilde uyarır:
"kaldırın kafanızı sizden farklı bir koku alıyorum. Murakabe
kim siz kim! Siz önce su taşıyın, insanların yolları üzerinden
bir taşı kaldırın, bir yetimin başını okşayın. Bunları aştiktan
sonra sizin murakabe yoluna girmeniz olur. Insanlara