"Çocukluğumuz boyunca, içinde bulunduğumuz ortam beynimizi inceden inceye işler ve olasılıklar bütününü maruz kaldığımız deneyime göre yeniden biçimlendir."
"yaş ilerledikçe sinapsların yüzde 50 kadarı yavaş yavaş budanıp ortadan kalkacaktır. Peki, hangi sinapslar kalır, hangileri gider? Tıpkı bir ormandaki patikalarda olduğu gibi, kullanmadığınız bağlantıları kaybedersiniz.
Bu açıdan bakıldığında, kim olduğunuzu belirleyen süreç, önceden var olan olasılıkların tek tek elenmesiyle tanımlanır. Sizi siz yapan, beyninizde gelişen değil, beyninizde yok edilen şeylerdir aslında."
" Yabancı: Ben de köylülerin yaşamının iyileştiğini sanıyordum.
Köylü: Çok iyi yaşamaya başladılar, günlerce aç oturuyorlar.
Yabancı: Çok para harcadıklarını görünce, öyle sanmıştım. "
Oğuz Aktürk 'ün 2021 yılı Tolstoy okuma etkinliği #99344608 kapsamında ben de listeden okumadığım Tolstoy eserlerini okumaya başladım. Biraz da tesadüfi olarak elime ilk Sahte Para Kuponu geçti. Ana öykümüz Sahte para kuponu dışında içinde 7 farklı kısa öykü daha var. Ben şahsen okurken oldukça eğlendim ve aklımda kalanları da kısaca şöyle özetlemek isterim:
Öyküde, adeta domino taşı etkisiyle, bir babanın evine morali bozuk gelmesi ve oğluyla olan olumsuz iletişiminin bir sonucu olarak oğlunun sahte bir para ile yanlış bir eylemde bulunması, sanki bir fitili ateşliyor. Bu ateşlemeyle birlikte, farklı yerlerde, farklı koşullarda yaşayan ama bu paranın ulaştığı ve belli bir potansiyele sahip kişileri sanki bir anda aktive ediyor ve bir kötülükler dizisi oluşuyor. Hatta bazı karakterlerde sanki içlerinden çıkmayı hazır bekliyormuş gibi, toplum yargısından veya kısıtlamalarından koptuğu an, zevk alarak ve planlayarak kötülük saçan pimi çekilmiş bir el bombası hali meydana geliyor. Bakınız: Stepan delisi
İlerledikçe karakterler ve olay örgüleri farklılaşsa da, bir noktadan sonra sürpriz bir biçimde birbirleriyle bağları ortaya çıkıyor. Birbirinden alakasız kişilerin birbirlerine aslında nasıl etki etmiş oldukları detayını öğrenmek "hıı demek ondan böyle oldu", "aaa o adam bu muymuş meğer" gibi tatlı aydınlanmalara neden oluyor. Bakınız: Pyotr Nikolayiç -Türin ve Stepan-Mahin ilişkisi.
Bir olumsuz hissimi söylemek gerekirse; kitabın ilk başlarında her yeni bölüme geçince üst üste bambaşka karakterler ve olaylara geçtiği için, her yeni bölümde "bu kimdi yaa" hissiyle başlayıp diğer karaketerleri unutmamaya çalıştım. Ama okudukça ısındım ve olay örgüsü daha da güzelleşerek berraklaşmaya başladı benim gözümde. Tek ısınamadığım her Rus klasiğinde olduğu