"Pek aydın bir adam değil, doğru. Her şey hakkında abuk sabuk konuşuyor, hep yanlış yerlerde alkışlıyor. Ama parası zekasının kıtlığını telafi ediyor."
"Bence güzel sanatlarda eserleri ahmakların önünde icra etmekten, yapılan besteler hakkında bir gerizekalının söylediklerine tahammül etmekten daha büyük bir işkence olamaz."
"Bütün hayvanlar o yıl boyunca köleler gibi çalıştılar. Ama yaptıkları işten mutluluk duydular; yaptıkları her şeyin çalıp çırpan, işsiz güçsüz insanlar için değil, kendileri ve onlardan sonra gelecek kuşaklar yararına olduğunun bilinciyle hiçbir çaba ve fedakarlığı esirgemediler."
"Bütün hayvanlar eşittir. Ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir."
Ne kadar iyi niyetli, çok iyi kurgulandığı düşünülen yeni ideal bir toplum hayaliyle mevcut düzen kaldırılsa da, yerine getirilen "en iyi düzen" güç sarhoşluğuna kapılan iktidar düşkünleri tarafından eskisinden de kötü bir şeye dönüşebilir. George Orwell bu durumu bir hayvan çiftliği üzerinden kurgulayarak çok güzel anlatmış. Başta yaptıkları adaletsizlikler yüzünden insanlardan nefret eden domuzların iktidar ve gücü elde edince ne kadar da insanlaşmaya başladığı durumu şu alıntılar özetler nitelikte;
"Dışarıdaki hayvanlar manzaraya bakarlarken onlara tuhaf bir şey oluyor gibi geldi. Domuzların yüzlerinde başkalaşan neydi?"
" Dışarıda hayvanlar domuzdan insana, insandan domuza ve tekrar domuzdan insana baktılar ama şimdiden hangisi olduğunu ayırt etmek imkansızdı."
Herkesin okuması gereken zamansız bir başyapıt.