Nasılsın...
Bugünlerde ben iyi gibiyim
yorgun gri kaideler arasında
hüzünlü bir yeşilim,
ya sen...
Sen ... Nasılsın ?
Göğsündeki ağrılar nasıl ?
İyi misin ?
...dünya çok üzücü bir yerdi,savaş filimlerini ve samurayları eskisi gibi sevmiyordum.. bir boşluktan aşağı mı bırakıyordum kendimi.. teller tenimi çizip canımı mı yakıyordu.. mutsuzluğuma mı alışıyordum seni severken.. yoksa kan kaybından mı ölüyordum ..
Daha fazla parçalancak parçam yoktu...
Son sözü benim söylemem neyi değiştirdi?
Hiçbir şeyi.
...
Benim son sözü söylemem,bendekileri,
hâlâ bende kalanları
sana eksik gelenleri,
hâla söyleyecek olanları bitiriyor mu?
Hayır.
Senin eksik kalanlarını,bana söyleyeceklerini tamamlıyor mu?
Hayır.Ruth,
eksik olanlar çoğalıyor aramızda.
Şimdi,bende kalan boşluğu doldurmak üzere borçlu değil misin –kendi mutsuzluğun da benim mutsuzluğumu da borçlu değil misin bana?
Ama bırak böyle kalsın.
İnsanın yüreğinden geçmeyen borçlar ödenmezler.
Sen Ruth,sevgilim Ruth,
hattın öbür ucundaki derin sessizlik !
Sus.İstediğin kadar sus artık.Öyle kal.
Kervanları ben yalnız geçiririm sahradan
sen yalan hayatını sula.
Aşksız hayatın kenarında dur.
Sana verilecekleri bekle.
Tamam buydu , böyle de.
...