Son zamanlarda okumuş olduğum en iyi şiir kitabı diye bilirim,harfler öyle muazzam şekilde dizilmiş ki şiirlerin içine çekiliyorsun, her şiir de ayrı bir hayran kalış... Amiyane tabirlerle okuduğum şiirlerin sonunda“ vay be,bak sen,şair adam işte ..." dedirtti :)
Ahmet Telli okuduğum ilk şiir kitabı değildi,fakat #k:38243adlı şiir kitabı yazarın benim için zirve şiir kitabı diye bilirim.
Şiir meraklılarının,severlerinin ve okuyacak olan herkesin tavsiye şiir kitap listesine ismini yazdıran kitaplardan birtanesi olacağını düşünüyorum.Okuyacak olan kitap severlere şimdiden keyifli okumalar diliyorum...
Ve son olarak da itiraf ediyorum :) kitaptan alıntılar noktasında biraz cimrilik yaptım.
İlgi duyduğum türde kaleme alınmış olan Kaybolan Bağlar kitabı hakkında inceleme yapmadan rafa kaldırmak istemiyorum.Ve henüz kitaba yeni başlamakla birlikte kitabı bölüm bölüm incelemek istiyorum. Kaybolan Bağlar üç ana bölümden oluşmakta.
Giriş bölümünden biraz bahsedecek olursam, Johann Hari,hayatının belli dönemlerinde yaşamış olduğu depresyon anlarına dair kısa anekdotlara yer vermiş, depresyon için kullanmış olduğu antidepresanların dozunu ne kadar artrırsa arttırsın üzüntünün her defasında yeniden baş gösterdiğini... Johann Hari antidepresan alırken nasıl olup da hâla deprseyondaydım? Her şeyi doğru yapmama rağmen hâla bir terslik vardı.Neden ? (S.21)
Depresyonda olan,şiddetli kaygı duyan insanların sayısı neden bu kadar arttı? Değişen ne ?(S.22)
BİRİNCİ BÖLÜM
Bu bölümde depresyon ve kaygı durumlarının temel sebepleri üzerinde yapılmış olan araştırmlar,İlaç endüstrilerinin yürütmüş oldukları politikalar ve serotonin(mutluluk hormonu )insanlardaki etkileri üzerine gerçekleştirilen en büyük çalışmada depresyonla doğrudan bir bağlantısı olduğu görülmemiş,depresyonun serotonin düşüklüğüyle bağlanması bilimsellikten uzak olduğu,sadece antidepresan satan ilaç şirketleri için harika bir ticaret kapsı oluşturduğ gerçeği vurgulanmakta son olarak da antidepresan kullanımından sonra kendimizi iyi hissetmemizin nedeni ilaçların işe yaradığı inancının olmasıdır.
Ahmet Erhan'ın okuduğum ilk kitabı Burada Gömülüdür 1. Cilt kitabının son sayfalarına doğru biraz soluklanmak istiyorum çünkü şiirlerdeki karamsarlık biraz kasvetli gelmeye başladı.
Ahmet Erhan'ı “Bügün oturdum ölümü düşündüm"şiiriyle tandım.Ve henüz kitabı bitirmeden sığ bir inceleme yazıcağımı bilerek yazmaya başladım benim bu cüretkâr tavrım deli cesareti dedikleri şey olsa gerek...
“Bugün oturdum ölümü düşündüm
Kirli,acı su gibi yürüdü içime
Dokunduğum, gördüğüm her şeye sindi
Ürperdim,korktum ve biraz şaşırdım
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Yağmur altında ya da karanlıkta
Bir başıma kalmış gibi..."(s.48)
Şiiri dinlemek isteyenler için:youtu.be/DgGBjygVCLo?si=...
'Ölüm' bu kadar gerçekken biz olabildiğince bu gerçekten kaçıyoruz.Ve bir yerde okumuştum “Ölüm herkesi eşittler"diye.
Geri döndüren gördün mü geçmişi
Boşa soldurdun o nazlı gençliği
Bir avuç toprak için yor kendini
DÜNYADA ÖLÜMDEN BAŞKASI YALAN
youtu.be/zlviStCMzFk?si=... (Candan Erçetin -Yalan)
Ahmet Erhan'ın Burada Gömülüdür 1. Cilt kitabını okurken şiirlerde; intihar,ölüm, yalnızlık,melankolik temalar üzerine yoğrulmuş şiirler yer yer Ahmet Erhan 'nın yaşamış olduğu Akdeniz Bölgesi'ndeki yaşamından izler görürsünüz.
Ve eğer yalnızlıktan beslenen bir tarafınız ya da şiir kitapları okumayı seviyorsanız Ahmet Erhan'a da yer açın derim.
Kitaptan alıntılar ile sığ incelemeyi noktalamak istiyorum.