Mütefelsif

Yaşam holografiktir.
Bir şeyin 'holografik' olması demek, bütünün, parçanın özelliklerini yansıttığı gibi, parçanın da bütünün özelliklerini yansıtması demektir." Örneğin, bir insan tanıyorsun, bakıyorsun adamın karı koca ilişkisi mış gibi, çocuklarına yaptığı babalık mış gibi, mesleğini icra edişi mış gibi. Ve sana gelip diyor ki, 'dostluğumuza güvenebilirsin, bizimki gerçek dostluk!' Bu adamın dostluğunun da mış gibi olmasını beklersin, değil mi? . . . "Tüm toplum, kurumları ile mış gibi bir toplum özelliği gösterirken, basının gerçek bir basın gibi çalışmasını bekleyemezsin. Yaşamın holografik olma ilkesine aykırı düşer."
Sayfa 148·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Can Dündar
İsim vermek istemiyorum. Çünkü virüs, isimleri aşmış bütün mesleğe bulaşmış durumda...
Sayfa 147·Kitabı okudu
Doğan Hızlan soruyor: "Neden zihinsel, sanatsal, bilimsel kimliğimizin alçakgönüllülüğünü yaşayacağımıza, hep bir kimlik ispatının zavallılığında yaşarız?" "Çok önemli bir soru," dedi Arif Bey. "Arif'ciğim," dedim, "Kişinin zihinsel kimliği varsa ve bu kimlikten emin ve bu kimlikle barışıksa, 'diğerleri beni nasıl görecek' konusunda pek bir tedirginliği kalmaz. Aynı şey sanatsal ve bilimsel kimlik için de geçerli. Ya bu kimliklerin gelişmesine fırsat verilmemişse ve tüm toplum senin mevkiin, makamın ve sahip olduklarınla 'adam yerine koyuyor' ise. O zaman yaşamın dinamikleri değişir."
Sayfa 144·Kitabı okudu
Doğan Hızlan
Gerçekten de hepimiz adam yerine konmak için, başkalarından konumumuzla - zekamızla, bilgimizle değil- farklı olduğumuzu ispat çabasının içinde debeleniriz. Kuyrukta bir kişinin önüne geçmek, lokantada garsonun 5 dakika önce bize hizmet etmesini sağlamak için, hep aynı ürpertici(!), korkutucu(!) soruyu yöneltiriz: "Benim kim olduğumu biliyor musun?" Benim bir sanatçı arkadaşım, vapurda başına gelen bir olayı anlattı. Vapurda bir adam yer tutmuş, arkadaşım oturmak istemiş ve arkasından o meşum sorunun geleceğini tahmin edince erken davranıp adama "Benim kim olduğumu biliyor musun?" diye sormuş, adam önemli bir kişiyle karşılaşacağını umarken, arkadaşım, "Ben bir hiçim!" demiş. Adamcağızın da cakası bozulmuş, çekip gitmiş. Herhalde önemsiz kişilerle muhatap olmayayım, diye.
Sayfa 143·Kitabı okudu
"Toplum yaşamında güçlüye hizmet var, saygı var, güçsüze yok." (Arif Bey)
Sayfa 140·Kitabı okudu