Hani "ne olacak bu memleketin hali" denilen geyik muhabbetinden sıkılıp sadede gelerek "ne olacak bu halimiz" meselesine atladığımızda -ki bu durum genellikle oturumun sonlarına doğru doğar, kafalar bulunmadan insan kolay kolay kendinden bahsedemez- sığınılacak bir liman. O vakte kadar "öteki"nden bahsedilir