arda yıldırım

7/10
·160 syf.··
2022 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2022 02:29
“Yazdıklarımı yeniden okuyunca, bunları yazanın eğitimli bir herif olduğunu bir kerecik olsun düşünmeyeceksiniz gibi geliyor bana. Mesele sözcük dağarcığı mı? Hayır. Bana göre sorun, Latince alıntıların eksikliğinden kaynaklanıyor. Başlangıçta, bu konuda çaba gösterdim ama görüyorum ki kaptırmışım kendimi ve harbiden özenli bir üslupla yola çıkmama rağmen, doğallık galip gelmiş.” bahsedilen üslubun sadece dil mahiyetinde değil aykırı kafa yapısının cinsiyetçi kara mizahla ustaca birleştirilmiş olmasıyla da özenli ve eğitimli olmaktan uzak bir eser okuyacaksınız. Kitap her zaman olduğu gibi kendine çeken Hollywoodvari bir Boris Vian evrenine sahip. Muziplik yaparken bir gizemi aydınlatan karakterler görüyoruz. Toplumsal ve duygusal duyarlar bir kenara bırakılarak okunması gerekiyor. Özellikle kadınlar ve lezbiyenler konusunda aşırıya kaçılmaktadır. Son söz yerine geçen bölümde bu açıklanıyor. ”Çıtırlarla işi biraz abarttığımı söyleyeceksiniz belki de. Ne yapalım yani, çıtırlar farkında değil ki.” Kitabın alt metninde kadınların dünyasının gerçekleri yansıtılıyor. Duygusallığın ve ideal tip arayışının ağır bastığı kadın tiplemeleriyle erkeklerin materyalist yanlarının karşılaştırılması yapılmaktadır. “Çıtırlar Farkında Değil” Boris Vian’ın Vernon Sullivan adını kullanarak çıkardığı 4lünün içinde yer alıyor. Yani bu muziplikleri Boris Vian’a değil Vernon Sullivan’a borçluyuz. Boris VianBoris Vian
Edebiyat
Çıtırlar Farkında DeğilBoris Vian · İthaki Yayınları · 2003125 okunma
Reklam
8/10
·190 syf.··
2021 11. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2021 23:16
Çeşidin bol olduğu bir kitap. İçinde makale değerinde yazılar okurken bir anda şiirsel metinlere geçiyorsunuz. Kesinlikle yanınızda internet olmadan okunabilecek bir kitap değil. İçerde geçen isimleri kurcalayarak okunmalı. Küçük İskender'e ilgiliyseniz kesinlikle alıp okumalısınız.
Edebiyat
Medusa'nın MakasıKüçük İskender · Sel Yayınları · 2009129 okunma
Et Kokan Toplum Mekanizmaları
7/10
·160 syf.··
2021 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2021 20:14
Okumaya başlamadan önce kitap kapağı ve adı dolayısıyla bana neden et yenmemesi gerektiğinin alt metinini verecek ve kamu spotu eş değerinde bir roman olacak izlemini vermişti. Fakat işler pek öyle ilerlemedi. Kitabı okurken aile içi karmaşık ilişkilerle dolu bir manzara üzerinden Kore toplumunun ataerkil otoritesi, sosyolojik yapısı, kültürü ve Kore insanının kriz anında verdiği reaksiyonları gözlemek mümkün. Toplumsal baskının negatif sonuçları güzel bir biçimde anlatılmış. Bu açıdan Kore'nin sosyolojik yapısının ve baskı mekanizmalarının ilginç bir biçimde Türkiye'nin toplumsal yapısına çok benzediğini gördüm. Kitabın bir Kore toplumu ile ilgili boyutu bir de alegorik ölçekli boyutu bulunuyor. Kore ile sınırlı kısmı genelde Kore insanının toplumsal ilişkilerine dayanıyor. Geri kalan kısmı daha küresel kabul edilebilir. Alegorik olarak incelenmesi gerekir. Bu pencereden bakacak olursak kitapta normların dışına çıkan bir kadının kendi belirlediği ve kimsenin etkisi altında kalmadığı bir amaç uğruna toplumu her açıdan reddetmesini gözlemlemekteyiz. Bu reddettiği şeylerin başında et kokan toplum mekanizmaları gelmektedir. Yonğhe et kokan hiçbir varlıkla yakınlaşamamaktadır. Et kokan toplum mekanizmaları mide bulandırıcı olabilir :) Ana karakterimiz Yonğhe'nin kısımlarında bu konunun irdelendiğini görüyoruz. Fakat üçüncü bölümde yani Yonğhe'nin ablasının bakış açısından anlatılan bölümde, yaşam alanını yadırgama ve yaşam alanından uzaklaşma arzusu ile karşı karşıyayız. Bu durum her gün yaşadığı ortamda bulunan eşyaların aslında sahipsiz hissettirdiğini ve özel mülkiyetin eylem olarak olmasa da vicdan boyutunda reddinin istendiğini görmekteyiz. Üstelik karakter o yaşına kadar istemediği bir hayatı kendi elleriyle kurduğu için bir ölüm isteği içine girmektedir.
Edebiyat
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
Osmanlı'da Rakı Kültürü
7/10
·56 syf.··
2021 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2021 06:11
Mahmut Yesari'nin 1928-39 arasında çeşitli dergilerde yayınlanan bölümlerin birleştirilmesiyle oluşturulmuş, gülmece diyebileceğimiz kısa bir kitap. Kitabı okurken dönemin mahallelerinde bulunan marjinal insan portreleri sunulmakta. Ayrıca Osmanlı'da ve cumhuriyetin ilk yıllarında halk arasında rakının yeri ve rakı kültürüne dair bilgiler alabiliyoruz. Çünkü kitapta derlenen öyküler rakı ve bohem hayat tematik öğeleri etrafında dönmekte. Yazarın Osmanlı Dönemi'ni görmesi ve cumhuriyetin ilk yıllarında bu yazıları ele alması okura dönemin mahalle ortamı sosyolojik yapısını gözlemleme imkanı sunuyor. Dönemin sosyolojik yapısına ilgisi olanlar için kısa ama faydalı bir kitap.
İnsan ve Toplum
Sivrisinekler KralıMahmut Yesari · Can Yayınları · 2021388 okunma
9/10
·48 syf.··
2021 3. kitabı
Köylü profilinin dünyanın her yerinde aynı olduğunu düşündüren bir kitaptı. Rus mujikleri yerine yoksul Anadolu köylüsünü koysanız ve İslami motiflerle desteklense insanda en ufak yadırgama yaşatmazdı. Ayrıca köylünün en büyük düşmanının yine köylü olduğunu ve köylülerin lümpenliğinin aşılmasında ki en büyük engelin yine aynı köyün köylüsü olduğunu güzel bir tarzla ifade edilmekte. Kitap bu yönüyle bana Şükrü Erbaş'ın `Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz?`şiirini hatırlattı. Diğer bir yandan kitabın atmosferi çok başarılıydı. Eğer sürekli ziyaret ettiğiniz bir köyünüz var ise okurken anılarınızın canlanması hatta kitaptaki karakterlerin yerine bir yakınınızı koymanız kaçınılmaz oluyor. 45 sayfada bunları sağlayabilmek büyük bir yetenek gerektirmektedir. Başarılıydı.
İnsan ve Toplum
MujiklerAnton Çehov · Can Yayınları · 2021639 okunma
Reklam