Farklı insan manzaraları çizmek ve bunu şiirsel dille yapmaya çalışmak güzel bir atılım. Fakat bu kadar çok ve farklı insan manzarası çizmek okuyucunun beynini gereksiz bir şekilde yoruyor ve gerçekten zorlanarak okumaya sebep oluyor. Bir konuyu dört beş insan tipiyle anlatmak çok daha güzel sonuç verebilirdi. Fakat kitapta sadece bir sayfada dokuz on insan tipi görmekteyiz.Bu da bir süre sonra okurda sancılı bir süreç başlatıyor. Olay örgüsü karma karışık. Aynı anda birbirinden alakasız yirmiden fazla olay anlatılmakta. Kitap bana asimilasyon ve ötekileştirme anlatımı içeren bir romandan çok, sıkıcı bir belgesel tadı verdi.