... yazılmamış bir kitabın gereksiz yere uzatılmış yorumuyum. Hiç kimseyim, hiç kimse. Ne hissetmeyi bilirim, ne düşünmeyi, ne istemeyi. Yazılacak bir romanın kahramanıyım, beni tamama erdirmeyi başaramamış bir varlığın düşleri arasında, hiç var olmadığım halde bin parçaya ayrılmış, havaya karışmış, sallanıyorum. Düşünüyorum hiç durmadan düşünüyorum; ama düşüncelerimde bir düzen yok, heyecanımda heyecan yok. En yukarıdaki tuzaktan sürekli düşüyorum, sonsuz uzayı aşıyorum, bu sonsuz, çoğul ve bomboş düşüşün bir yönü yok.