Kollarıyla onun zayıf,kuru vücudunu sardı,gözlerini gözlerine dikti;bir müddet öyle,şimdi ikisinin de dudaklarında ne açılmaya ne kaybolmaya cesaret edemeyen acı bir tebessümle bakıştılar;sonra Ahmet Cemil:
"Anne!" dedi,bu hitabı sıcak bir tesliyetle kalbini yıkayarak tekrar etti:
"Anne müsaade eder misin? Senin dizine yatayım..."
"Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım..."