Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ayşe bana çaresizce bakınca benim içimden dışıma doğru bir çiçeklenme başlar. İri gövdemi yerlere serip onun kırlarda bir kerecik üzerine basıp geçmesiyle dünyadan muradını almaya azmetmiş bir papatya olasım gelir.
Annene ondan bahsetmeyeceksin. Bazı kadınlara bazı kadınlardan ebediyen bahsedilmez. Hayat, ilkel dürtülerin çevresine böyle duvarlar ördü. Şairler bu duvarları kemirerek semiriyor.
Edebiyatta mübalağa (abartma) sanatı diye bir şey vardır. Fakat yazar bu eserinde abartmayı abartmış, deliliğe vardırmış.
Ama ne yapsın.. akıl kârı değil ızdırabın böylesi!
Benim bile hikayedeki adama "kızın öldüyse öldü, zaten sadece bir fetüstü, kendine gel!" diyesim geldi ama bazı sayfalarda ağladım da... Perişan da oldum.
Kısacık bir kitap ama tek kişilik dev performans. Bu nasıl bir dimağ, nasıl tahayyül diye düşünerek okudum. Sonlara doğru karakter iyice aklını oynattı, fikrini yuvarladı; Amak-ı Hayal'deki Raci karakteri gibi birtakım tasavvuf deryalarına daldı. Sonuçta kendine bir şifa buldu mu bulamadı mı, bilemiyorum.
Kitap bir çeşit deneme diyebiliriz. Yeraltı edebiyatı ama o türün çok da etik dışına çıkmadan yapılan bir türü sanki.