Her zaman, her yerde, her şey şüphesiz ki O’nun ilmiyle, emir ve iradesiyle, hüküm ve kudretiyle cereyan eder. Dilediğini mülkünde dilediği şekilde istihdam eden, dilediğini muvakkaten mülküyle buluşturan yahut mülke kavuşturan O'dur. Mülk O’nundur ve O’nun yed-i kudretindedir, hiç kimseyi, hiçbir şeyi, hiçbir şekilde kendine ortak kılmaz. İlim ve hikmetiyle, emir ve iradesiyle muvakkaten verir, dilediği zaman da alır.
Evet, gerek gördüğümüz gerek görmediğimiz, gerek bildiğimiz gerek bilmediğimiz tüm âlemlerdeki umum mülk ve o mülkte eksiksiz, kusursuz ve noksansız bir şekilde tasarruf yetkisi O’nundur. Yaratmak, yok etmek; hayat verip yaşatmak, öldürmek; dilediği gibi emir ve yasaklarıyla hâkimiyet kurmak, saltanat, hükümdarlık her zaman O'nun ve yalnız O'nundur. Hiçbir yerde ve hiçbir şekilde ortağı yoktur.
Allah (c.c.) kâinatın ve tüm mahlukatın tek sahibidir. Bütün mevcudata emretme ve nehyetme ve onlar üzerinde istediği gibi tasarruf etme O’na mahsustur. Evet, şüphesiz ki mahlukatına emrederek onları sakındırma, itaat edenleri lütuflandırma, isyan edenleri cezalandırma, dilediğini zelil ve dilediğini de azîz etme kudretine sahip olan yalnız Allah’tır.