Pıhtıdan doğmuştu ama pırıl pırıl ölmek istiyordu. Tabiatı gereği pıhtılaşıp mizacı gereği pırıl pırıl bir hayata tutunmak isterken ortada bir yerlerde kalıyordu.
Memleket İsterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun ;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun ;
Olursa bir şikayet ölümden olsun.
(Varlık, 15 Aralık 1937)
Bir sen, bir ben, sevgilim, bir de bu bahar...
N'eyleyim sen güzelsin, bende gençlik var.
Ölüm gibi mukadder bir yol ki bu aşk,
Ucu tâ leylâ ile mecnun'a çıkar...
(Varlık, 15 temuz 1935)
Neden öyle sesiz duruyorsun öyle?
Şarkın mı tükendi, dersin, biten günle,
Yoksa gün mü bitti şarkınla beraber?
Çığlıklar, içinde can verdiği bu an,
N'olur, gözlerine geceler dolmadan,
Bana altın gibi bakışlarını ver...
(Varlık, 1 Ağustos 1933)