Senin tatlı yaran gelir bende kanar ey savaşçı
Yık bütün kentlerini,
ve güneşi bol ülkeni, koma
ve atların burun delikleri büyük ve güzel koşarlar senin serin akşamına Kemikli kolların uzun gelir, yetmez silahlarına
Çoğal ey savaşçı,
Yüz kadınla yat bir gecede...
Ölumden konuşulacaktı elbet.
Çünkü ölüm
Son çare değildi mutluluğa.
Savaş yeniden anlamlanıyordu.
Bir eski bahçede
Bir eski trende ve bir eski zamanda. Bir eski zaman,
O hain tutarlılığını kabaca hatırlatmadan.
Bir ölünün ilk akşamıydı birden dünyada,
Zaman bir tedhiş miydi, aldırmadım, bir tedhiş miydi, aldırmadım.