"Bir anda kafamda bir fikir oluştu ve bir aydınlanma yaşadım;
sanat buydu, büyük gizem ortaya çıkmıştı işte; hareketsiz bir şeydeki devinimin nasıl ifade edileceğiydi" demişti Rodin. "Barye bu sırrı çözmüştü."
Bütün yazlar birbirine benzemeye ve insanın kendinden başka
derdinin olmayışı gittikçe ağır gelmeye başladığı, “kendini
gerçekleştirme” mecburiyeti hep aynı kafelerdeki sohbetler ve yalnız
başına bir yere varmadığı, genç olma duygusu giderek kasvetli ve ucu
görünmeyen belirsiz bir zaman halini aldığı ve “çift” olmanın bekârlığa
göre toplumsal üstünlüklerinin farkına varıldığı için eskisinden daha
fazla bir kararlılıkla âşık oluyor, Ogino takvimindeki bir anlık
dikkatsizliğin de katkısıyla kendimizi evlenmiş ve kısa süre sonra da
anne ya da baba olmuş buluyorduk.