Izdırâb-ı cânı vâ-hayfâ ki cânân bilmiyor
Başkadır derdim onu cânân değil cân bilmiyor
-Muallim Nâcî
(Canımın ızdırabını ne yazık ki canan bilmiyor.
Başka bir derdim var; bırakın cananı, canın kendisi bilmiyor.)
Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâ’at
-Sâbit
Yılın en uzun gecesini ne müneccim ne muvakkit bilir
Bu gecenin ne kadar uzun olduğunu derde mübtelâ olan âşıklara sor.
Âşık oldur kim kılar cânın fedâ cânânına
Meyl-i cânân etmesin her kim ki kıymaz cânına
-Fuzûlî
(Âşık canını cananına feda edebilen kişidir.
Canını cananına feda edemeyen kişi, sevgiliye hiç meyletmesin.)