Babam Törekul Aytmatov
Bilmiyorum mezarın nerededir
Bunu sana sunuyorum
Anam Nahima Aytmatova
Biz dört kardeşi sen yetistirdin
Bunu sana sunuyorum.
Aytmatov'un hayat hikayesine bakilirsa " Toprak Ana" eserinin babası için yazıldığı, görülecektir. Aytmatov daha çocukken, babası ve beraberindeki 137 kişi Sovyet rejimi tarafından alınıp götürülür. Uzupuzun yıllar babasından ve bu 137 kişiden haber alınamaz. Daha sonra ogrenilen acı gerçek şudur ki babası ve bu 137 kişi toplu olarak öldürülür ve toplu olarak gömülür. Bu yüzden Aytmatov babası için bir mezar yaptıramaz, babasını toprakla bulusturamaz. Bunun verdiği acı bu kitabı yazdirmıştır. ( Aytmatov'un mezari da - ölmeden önce kendi isteğiyle- babasının katledildiği yerde bulunmaktadir.
Aytmatov, kalemi çok güçlü bir yazar. Mükemmel betimlemeler yapabilme yeteneğine sahip. Kitabı okurken kendinizi bir anda bir bozkirda, bir tarlada toprak işlerken, tarlada ektigini bicerken bulmanız mümkün.
Bir köyde böyle kendi halinde mutlu mesut yaşarken bir anda hayatınızın altüst olması, her şeyin darmadağın olması için tek bir kelime yeterlidir : Savaş çıktı.
Sahi neden savaş var ? Neden insanlar savaş sebebiyle ölmek zorunda? Neden analar dul
Ve evlatsiz kalmak zorunda ? Neden çiçeği burnunda gelinler dul kalmak zorunda ? Neden aydinliklar karanlığa gömülür ? Ve daha nice neden neden neden...
Ah kahrolası savaş ! Nice hayatları yarım bıraktın, nice hayalleri suya düşürdün. Kanlı ellerini, masum gencecik insanlarin boğazına dayadin. Ah kahrolası savaş ! Katil savaş.
Sözcükleri boğazlarda düğümleyen savaş. Hele eşi, oglu cephedeyken eve gelen o kara haberler, ölüm haberini getiren o kağıtlar... Yeri göğü inleten ağıtlar, kaybolup giden hayatlar...
..............
Herkesin dilinde barış. Ama ortada olan ise savaş.
"