Hoşuna gitmeyen bir şey yapmaya başladığımda ve sen beni başarısız olacağıma dair korkuttuğunda, senin fikrine duyduğum derin saygı öylesine büyüktü ki, belki ileriki bir tarihte gerçekleşecek bile olsa başarısızlığa uğramam kaçınılmazdı. Kendi eylemlerime güvenimi yitirmiştim.
Nasıl bir hayal gücüyle yazıyor bu kurguları Ahmet Ümit? İnanılmaz sürükleyici. Okumalara doyamadığım fırsat bulduğum her dakikada dalıp gittiğim bir kitaptı. Okurken Göbeklitepe'deki kazı çalışmalarını düşündürdü bana. Belki de coğrafya olarak yakın yerler olduğu için halkla benzer özellikler de olduğundan inanç açısından benzer şeyler olmuştur diye düşündüm.
Antep'te Fırat Nehri yakınlarında farklı milletlerden bir araya gelen arkeologların yaptığı kazı sonucu Hitit döneminden kalma Patasana adında bir saray yazmanının sakladığı tabletleri gün yüzüne çıkarmalarıyla devam eden kurguya sahip bir roman. Toplamda 28 tablet bulunuyor ama bir yandan da bulundukları yerde peşpeşe gerçekleşen üç cinayet ilk başta Kara kabiri açtıkları için lanetleneceğiz diyen halkın inancınına ters düştüğü gerekçesiyle kazıyı durdurmaları, arkeologlara gözdağı vermek için halktan birilerinin yaptığı izlenimi veriyor okuyucuya. Bu yüzden kazıyı durdurmayı bile düşünüyorlar. Ama kitabın sonunda dördüncü cinayetin de olmasıyla katilin bambaşka hiç tahmin edilmeyen birinin çıkmasıyla son vuruşunu da yapıyor.
İnsanın içinde hep bir kötülük olduğu ve dünyada da bu kötülüğü besleyen şeylerin gerçekleştiği bu döngünün devam ettiği anlatılıyor. Sürükleyici bir roman okuyayım beni yorsun ama sonunda da bir oh çektirsin istiyorsanız okuyabilirsiniz.
PatasanaAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201929,4bin okunma