Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Uğur Dündar, televizyonda, madrabaz bir baharatçının hîlebazlığını çarpıcı görüntüleriyle ekrana getirdi. Bu yayın halkın üzerinde çok olumsuz bir etki yaptı. Fevkalâde hassas bir hâlet-i rûhiyeye sâhip olan Ali ise, müşterilerin bu programla ilgili avâmî ve densiz sorularına ve telmihlerine mâruz kaldıkça çok üzülüyordu. Hele bâzılarının Ali'nin sattığı bahâratların da televizyondaki bahâratçınınkiler gibi hîleli olup olmadığı nı kendisine sormağa cür'et etmeleri, bardağı taşıran son damlalar oldu.
Ali 1991 Temmuzunda dükkânı birine kirâlıyarak attârlığa son verdi.
Hep iki yâhut da üç koyunla birlikte gezen Takunyacı Kemâl, Mehmed Âkif Ersoy'un 7. Safahât'ı olan "Gölge ler"deki uzun bir şiirde "Sait Paşa İmâmı" diye sözü edilen ve fevkalâde mevlid okuduğu söylenen Hasan Rıza Efen di'nin (vefâtı: 1887) oğluydu ve herhâlde babasından tevâ rüs etmiş olduğu güzel bir sese mâlikdi. Attâr Dükkân'ın da hep gazel okurdu. Üsküdar'ın diğer esnâfi da kendisini dâvet eder ve birkaç kuruş mukābilinde kendisine gazel okuturlardı.
Takunyacı Kemâl'in babasının gönül gözü açık, cezbe hâlinde bir zât olduğu hakkında günümüze kadar ulaşmış bâzı menkabeler vardır.
Zîrâ bu Hazret'in, türbesini ziyâret edip de bir Fâtiha okuyanların suda boğulmamaları, ateşte yanmamaları ve ölümlerinin de kendilerine mâlûm olması yolunda Cenâb-ı Hakk'a bir niyâzı vardı.
Bu tekke, Üsküdar'ın månevi kültürüne yön vermiş olan dört büyük tekkeden biri olduğu gibi, Şeyh Atà Efendi'nin (vefâtı 1936) zamanında da İstiklâl Harbi'ne katılmak için Anadolu'ya kaçanlara irtibât merkezi rolünü oynamıştır. İsmet İnönü, Mehmed Akif Ersoy, Hâlide Edip Adivar ve daha niceleri hep Özbekler Tekkesi aracılığıyla Ankara'ya intikal edebilmişlerdir. Bu dört tekke arasında, kıdem ba kımından, Aziz Mahmûd Hüdâyî Dergâhı ilk sırayı işgal etmekteydi. Diğer ikisi ise Tabutçulariçi'ndeki Sandıkçı Dergahı ile Doğancılar'daki Nasuhi Dergâhı idi.