Vincent Law

Vincent Law
@Vincent_L
19 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·408 syf.··
2021 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2021 22:54
Isabel, Isabel Archer Bir kadının porresinde tanık olduğumuz, okuduğumuz özgür kadın Isabel Archer. Henry James, çok sevdiğim, önemsediğim bir kadının portresi kitabında tanıştırır bizimle Isabel'i. Kitap bittiğinde daha fazla okumak, daha fazla duymak istedim Isabel'in sözlerini ve daha fazla tanık olmak istedim Isabel'in hayatına. Henry James, neden o şekilde yarıda bıraktın kitabı. Bu kitapta, John Banville Isabel'in hayatının kısa bir bölümünü anlatmış. İlk başlarda çok sevdiğim bir kitabın devam kitabı olduğundan ve tanımadığım bir yazar tarafından yazıldığı için kuşku fırtınaları zihnimde esiyordu ve doğrulardan bahsedelim kitaba elim Isabel'e rağmen çok da güvenle gitmedi. Ancak, kitap başlıyor ve Isabel konuşuyor, tamam diyorsunuz o konuşmayı duyduğunuz anda nasıl oldu, yazar ne yazdı da böyle oldu bilmiyorum ama Isabel yeniden buradaydı. Bu bakımdan John Banville'a bu cesareti için çok teşekkür ederim. Kitabın konuşuna gelirsek, bir konuşmayı bekliyoruz. O konuşma gerçekleşene kadar da Isabel'in düşüncelerini, durumunu, hayatına bakışını, Isabel Archer'dan hiç sevemediğim Mrs. Osmond ismine dönüşümünü yorumlamasına tanık oluyoruz. Konuşma bittiğinde Isabel gibi biz de rahatlıyoruz. Kitabın en huzur duyduğum kısmı, kitap bitiyor, evet kitap bitiyor bazı küçük sorular sorabiliriz ama öyle önemli sorular değil bunlar. Isabel, Isabel Archer artık ve yeniden özgür bir kadın. Yayınevine şunu sormak istiyorum ama 20'li yaşlarındaki Isabel Archer için şeçdiğiniz resim bu mudur, yani gerçekten doğru bir resim mi sizce?
Mrs OsmondJohn Banville · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201918 okunma
Reklam
9/10
·992 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2021 23:30
Öncelikle herkese merhaba, Öncelikle birazcık kitabın biçiminden konuşalım. Kitap 5 bölümden oluşmakta ve aralarında ufak bağlantılar olmasına karşın bir bölümü okuduğunuzda sizi diğer bölümü okumaya itecek bir konu sürekliliği maalesef yok(2-3 arasındaki bağlantı belki ayrı tutulabilir). Bu durumun neticesinde kitabın her bölümüne başlarken aslında yeni bir kitaba başlıyorsunuz ve bir kitaba başlarkenki sıkıntılar olan mekanı, zamanı ve karakterleri tanımak tekrardan baş gösteriyor. Kitabın içerdiği bölümlere gelecek olursak, benim en çok sevdiğim bölüm 2. Bölüm ve 2. Bölümle bağlantılı olarak 3.Bölüm oldu. 2. ve 3. Bölüm arasındaki Amalfitano ailesinin hikayesindeki gerilim ve korkunun yükselişi bence çok güzeldi. Bununla birlikte belki de en çok tehlikeyi hissetmemiz gereken 4. bölümde(cinayetlerin işlendiği bölüm) okuyucu tarafından hissedilen tehlike seviyesi bir önceki bölümü geçemiyordu. Televizyon izlediğinizi veya bir haberi okuduğunuzu düşünün, haberdeki kasırgadan etkilenen sahilleri ve yanan ormanları görüyorsunuz ve sonra televizyonu kapatıyorsunuz, o an içinizde korku mevcut değil. Çünkü o kasırga ve yangının size ulaşamayacağını düşünüyorsunuz( Beyaz gürültü-Don Delillo kitabında daha iyi açıklar). 4. Bölümde benimsediğimiz ve aslında kitabın mekanı ve zamanında olmamızı sağlayan karakterler artık oradan uzaklaşmıştır ve haberler gibi olanları okuyor ve başka sayfaya geçiyoruz. Bu durumu sevemedim açıkcası. Kitabın son bölümü olan ( son sayfaları demek belki daha doğru olur çünkü 3. bölümü veya 1.bölümü son olacak şekilde kitap basılabilirdi) 5. bölümde bir anda kitabın bütününden ayrışıyorsunuz. Diğer bölümlerdeki en azından aynı bölgeye uğrayan karakterlerimiz için bu bölümde bu da mevcut değil. Karakterin (Arcimboldi) bölüm içerisindeki dönüşümünü
2666Roberto Bolano · Pegasus Yayınları · 2012384 okunma
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2021 22:55
Kitap birinci dünya savaşı'ndan sonraki dönemde Berlin'de geçmektedir. Hırslı ve başarıyı arzulayan asayiş komiseri Gereon Rath, bir nevi sürgün yeri olarak kendini Berlin ahlak subeşi'nde buluyor. Tipik bir konu olan başarılı babanın oğlunun yaşadığı olağan başarıları normal karşılama, babayla kendini bir yarış halinde görme durumu ile ...'nin oğlu durumundan sıyrılıp kendi benliğini oluşturma süreçleri kitapta kendine yer buluyor. Polisiye romanlara karşı bir ön yargım var ve bunun nedeni, iyi bir konu yakalandıktan sonra bu konu üzerinde dönülüp durulması ve kitabın tamamen dinamik bir yapıya sahip olmasıdır. Sen ne düşünürsün bilemiyorum ancak ben bir kitabın durmasını, soluk almasını ve bana bir şeyler anlatmasını isterim. Bir düşünce görmek isterim. Islak balık, bir polisiye romanın türü bakımından ortaya koyması gereken dinamik yapıya, harekete sahip. Ancak, bununla yetinmiş bir kitap kesinlikle değildir. Kitap, Gereon'u bir olay yerinden diğerine sürüklemiyor. Gereon'un konuşması, düşünmesi için duruyor ve bizle konuşuyor, belki bunu soluk soluğa kalmış bir vaziyette yapıyor ve belki anlatabileceğinden daha azını ortaya koyuyor, ama duyuyoruz. Bu bakımdan, kitabı mesleği komiserlik olan birinin hayatından bir kesit olarak düşünebiliriz.
Islak BalıkVolker Kutscher · İletişim Yayıncılık · 2017159 okunma
8/10
·343 syf.··
2020 58. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2020 14:15
Merhaba, Kitapla alakalı öncelikle şunu belirtmeliyim. Bu bir roman değil. Daha üst bir şey(tabii böyle bir derecelendirme varsa) felen de değil. Gerçek anlamıyla bu bir roman değildir. İroni yoktur. Ohhhh be rahatladım. Evet devam edersek peki nedir bu, roman yazıyor künyesinde ama değil diyorsun o zaman cevap ver diyebilirsin. Edward Abbey'in bir günlüğü, anı defteri, karalamaları, istediğini şeç ve hiçbiri yanlış olmayacaktır. Abbey'in vahşi doğaya bakışı, ve sadece doğaya değil genel bir bakış olarak her şeye ekonomik değeri nedir sorusuyla yaklaşımı eleştirmesi ve bunu yaparken Milli Park Görevlisi olduğu sıralarda yaptığı geziler ve duyduğu veya şahit olduğu olaylardan bahsetmesini içeriyor kitap. Şahit olduğu olaylar dediysem öyle romansı hikayeler beklemeyin. Sıradan bir kişinin yolda yürürken şaçılmış yaprakları tekmelerken düşüncelerini size anlattığını hayal edin. İşte o yaprakları tekmelemek kadar romansı anlattığı hikayeler. Hayatınızda bir parça kafanızı kaldırdığınızda gökyüzüne bakıp ne kadar güzel dediyseniz veya ormanda(veya parkta) ağaçların yeşil renklerinin farklı tonlarını farkettiyseniz veya gökyüzünden önünüze konan kuşun türünü merak edip google'ladıysanız bu kitabı sevebilirsiniz. Eğer bunları şimdi farkediyorsanız uzak durun, Abbey'de bunu isterdi. Gidin ve çevirmenlerin önünüze boca ettiği kitapları okumaya devam edin. Doğayı uzaktan, tablolardan sevin, ormana pikniğe gidin ve sakın piknik örtünüzü de unutmayın maazallah poponuz çimene değer, bacağınıza karınca çıkar veya hayır bu olmamalı ama önünüze bir akrep çıkar, doğada bunları görmek istemiyorsanız, şoğuk içeceklerinizi içip beyaz yaka hayallerinize dalmak istiyorsanız sakın ama sakın bu kitabı ellemeyin. Bir sayfa okumak mı istiyorsunuz lütfen topraklı yoldan arabanızla geçerken
Çölde Tek BaşınaEdward Abbey · BilgeSu Yayınları · 20195 okunma
10/10
·496 syf.··
2020 48. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2020 10:36
sevdim, çoooook sevdim. Öyle kelimelerle oyun yapmadan dolaysız, katıksız bir şekilde sevdim. Gabriel biraz ahmakça bulsamda yaptıklarını ne güzel bir ahmaklıktır seninkisi be. Efendim, bu kitap çok güzeldir, ama bir sorun vardır. Artık sevebileceğiniz kitapları sevemeyebilirsiniz bu kitaptan sonra yani bu kitap iyi olmakla yetinmez kötü algınızı da genişletir, uyaralım yani. Ahhh Gabriel, oraklı kekim, sen ne zorluklar yaşadın öyle, yangınlara mı atlamadın, gök yıldırımlardan senfoni tutturmuşken sen bana mısın demeden dışarıda çalışmadın mı? Eyyy okuyucu, okurken Gabriel'in yanında olacaksın ve sen de onunla koyun taşıyacaksın, sen de Bathsheba hakkında konuştuğunda çalışanlar onunla sinirleneceksin. Hımm, hımm sanmayın Gabriel'den oluşuyor kitap, öyle değil yanıltmayalım ama 3 erkek ve 1 kadın arasında ilişki yumağı deyipte yetersiz bir anlatımla bahsetmeyelim kitaptan.
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · Can Yayınları · 20184,377 okunma
Reklam