Nitekim ülkemizde 1980'lerin sonlarından başlayarak sınıfın ileri güçlerinin toparlanması mücadelesinde, her türden liberal sosyalizm eğilimlerine; "parti olmayan parti". parlamentarist ya da "bireysel terörizmi esas alan burjuva sosyalist eğilimlere karşı "Ne Yapmalı?" Marksist-Leninistlerin elinde önemli bir silah olduğu gibi, sınıf partisinin yeniden inşasında da en önemli referans olmuştur.
Ne var ki dönem, bütün bir son yüzyıl mücadelesi içinde oluş maş devrimci Marksizm saflarında Kruşçevizmin büyük tahribatının yarattı boşlukta, Maoculuk, Guevaracılık, Debraycılık, Marquezcilik, Gradacilik, Swerycilik vb. gibi burjuva sosyalizm anlayışlarının genç devrimcileri etkisi altına aldığı ve okuduklarını da bu tortunun altında bulup çıkarabildikleri kadar anladıkları bir dönemdir.
Ne Yapmalı, bu yıllarda yayımlandığında eski kuşak sosyalistler'in büyük çoğunluğu parlamentarizme ya da cuntacılığa savrulduğu için, "Ne Yapmalı?"ya pek iyi gözle bakmamışlardır.
"... Parti mücadeleleri, bir partiye tam da güç ve canlılık katar; bir partinin zayıflığının en büyük kanıtı bunların kaybolması ve kesin ayrım çizgilerinin körelmesidir; bir parti kendisini arındırarak güçlenir. ..."