Dostoyevski

Dostoyevski
@VladimirLenin
İsengardın sömürgeci sanayisinden kaçabilmiş Khandlı Marksist devrimci. Sosyalist İktidar
Middle-Earth, Valinor, Mandos'un Salonları
2 Eylül 1973
72 kütüphaneci puanı
29 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
Dühring'in çocuksu teorilerine darbe!(Notlarım)
10/10
·160 syf.··
2024 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 01:09
Kitabın ilk üç bölümü, aslında Engels'in Anti-Dühring adlı kitabından alınmıştır. Kitaba adını veren "Tarihte Zorun Rolü" adlı metin ise Engels tarafından tamamlanmadan bırakılmıştır. Kitabın sonunda ise Engels'in "Otorite Üzerine" başlıklı makalesi bulunmaktadır. Engels'in zorluklarla dolu yaşamı, bu kısa notlara sığmayacak kadar uzundur. Onu kısaltmaya çalışmak ise bu sevgi dolu adamın yaşamının derinliğini kaybettirmekten öteye gitmeyecektir. Bu konu üzerine, K. Marx - F. Engels - Hayat ve Eserlerine Giriş adlı kitap çevirisi rezalet denebilecek kadar kötü olsa da okunabilir. Engels hakkında -kendi kişisel çıkarımıma göre- söylenebilecek en doğru sözü, Eleanor Marx Engelsin mezarında söylemiştir: "Birinci planda olabileceği halde, gönüllü olarak ikinci planda durmuş olan bir adam öldü..." Zor Teorisi Dühring'e göre tarihi belirleyen esas unsur siyasal zor ilişkileridir. İktisadi avantaj ikinci plandadır. "Yani asli olan şey, dolaylı bir iktisadi güçte değil, dolaysız bir siyasal zorda aranmalıdır." Buna karşın herhangi bir kanıt sunmaz. Elindeki, komedi denilebilecek tek kanıt, Robinson'un Cuma'yı köleleştirmesidir. Ayrıca "zora dayalı mülkiyet" teorisi yazılı tarih kadar eskiye dayanır ve bu teoriye olan inanç yüzünden eski tarihe dair elimizde ilerletici gelişmeler hakkında çok az şey bulunmaktadır. Robinson'un Cuma'yı köleleştirmesinin nedeni, artı-değer oluşturabilmesidir. Artı-değer oluşturmadığı takdirde, Cuma'nın köleliğinin bir anlamı yoktur. Yani Dühring'in bulduğu bu çocuksu örnek, onun teorisini çürütmekten öteye gitmiyor. Köleliğin (modern veya ilkel) uygulanabilmesi için belirli bir üretim aracının oluşmuş olması ve bölüşüm aracında eşitsizlik meydana gelmesi gerekir. Aksi takdirde, kölenin çalışabilmesi için bir alet ve üretim aracı olmazsa, gelirler arasında eşitsizlik oluşmazsa, kölelik,
Tarihte Zorun RolüFriedrich Engels · Yordam Kitap Yayınları · 2020125 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Balondan daha çok şişirilmiş kitap
3/10
·160 syf.··
2024 30. kitabı
Ne zaman bir kitap okusam, kendime en azından birşeyler kattığımı hissederek mutlu olup sınırlı olarak egomu tatmin ederim. Bir kitap insana her yönden katkı sağlayabilir; Entelektüel bilgi, ruhun açlığını dizginleme, kişilik ve Friedrich Engels'in Honore de Balzac için dediği gibi "Fransız toplumunun öylesine olağanüstü gerçekçi bir tarihini vermiştir ki, ekonomik ayrıntıları bile, dönemin bütün meslekten tarihçileri, iktisatçıları ve istatistikçilerinden öğrendiğimin daha fazlasını ondan öğrendim" yani ele aldığı dönemin maddi koşullarını bile öğrenebiliriz bir kitaptan. Ancak bu kitaptan hiçbir şey alamadım. İlk defa bir kitabı okurken zamanımı boşa harcadığımı hissettim. Saçma salak insanların yazılarını okurken bile en azından onların görüşleri hakkında fikir sahibi olabiliyorsunuz. İyisiyle kötüsüyle size bir şeyler katabiliyorlar. Ama Bukowski denilen sözde yazarın tek yaptığı, kendi yaptığı iğrençlikleri romana çevirip sanat eseri yarattığını sanmak. Kendisinin bizzat romanda dediği gibi: "Neredeyse herkes yazar olduğunu düşünüyordu. Kimse dişçi veya otomobil tamircisi olabileceğinden emin değildir ama herkes yazar olabileceğinden emindir. Sınıftaki elli kişiden belki on beş tanesi yazar olduğunu düşünüyorlardı. Herkes konuşabiliyor, sözleri kağıda yazmayı biliyordu, demek ki herkes yazar olabilirdi..." Kendisi bu kategoriye girmediğini düşünse bile aslında içinde olduğunu biliyoruz. Anlatılmak istenileni es geçelim, belki kitap bize bir şey katmayacak ama edebi değeriyle bizi büyüleyebilir sonuçta. Ancak hayır, Bukowski denilen bunağın dili o kadar berbatki, okurken bir lise öğrencisi tarafından yazılmış gibi hissediyorsunuz. Belki ben anlamamışımdır diye yabancı incelemelere baktım. O kadar zorlama anlamlar çıkarılmışki, iyice iğrendim kitaptan. Buna para vereceğinize toprağa
FactotumCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20203,543 okunma
Voltaire
Puan vermedi·68 syf.··
2024 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2024 22:07
Bir felsefe kitabının incelemesine spoiler ibaresi eklemek saçma olduğu için eklemiyorum(gerçi buda onun yerine geçti). Voltaire Fransız Aydınlanma Çağının en önemli yazarlarından biridir. Felsefesine yön veren iki büyük filozof vardır. Biri Locke diğeri Descartes'tir. Cahil Filozof kitabında bu iki kişi üzerinde uzun uzun durur. Descartes'i yerden yere vururken, Locke'yi benimser. Kendisinin pek özgün fikirlere sahip olmadığınıda belirteyim. Voltaire bir materyalisttir. Ancak Onu diğer maddecilerden ayıran en önemli nokta bir tanrı inancına sahip olmasıdır. Voltaire'nin çelişkileri: Dünden bugüne maddecilerin tanrıyı reddetme nedenleri arasında gösterdikleri neden olan "evrenin sonsuzluğu" tezini kabul etmekle beraber aynanda iki sonsuzun varolabileceğini savunmuştur. Ve maddeciliğin ateizm ile eşleştiği bir dünyada yaşadığımızı düşünürsek Voltaire çelişkili fikirler oluşturmuştur. Yinede bir teist değildir. Kendisi bir Deisttir. Locke'nin en önemli fikirlerinden olan Empirizmi(kısacası insanın doğuştan hiçbir bilgiye, içgüdüye vb. sahip olmadığını ve tüm herşeyimizi duyularımızla ve çevremizle kazandığımızı savunan görüş) benimseyip geliştirmiştir. İki töz (substance) olduğunu savunan Descartes, zihnin (res cogitans) ve maddenin (res extensa) iki ayrı töz olduğunu öne sürmüştür(Düalizm). Voltaire buna sertçe karşı çıkmıştır. Voltaire'ye göre tek bir töz vardır. Her ne kadar maddeci olsada şüpheci yönleri vardır. Örneğin İş Bankası Baskısında 8. sayfada şunları söyler: "Tecrübe olmadan hiçbir kavrama sahip olamayacağımıza göre, maddenin ne olduğunu anlamamız imkansızdır. O tözün özelliklerine dokunuyoruz, onları görüyoruz. Fakat altta duran anlamına gelen substance kelimesi bile o altta duran şeyi asla bilemeyeceğimiz konusunda bizi yeterince ikaz ediyor" Yani
Cahil FilozofVoltaire · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20203,236 okunma
Marksist açıdan Suç ve Ceza (Spoiler içerir)
10/10
·687 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2024 00:00
Bunu okuyan sevgili okur, başlığa şaşırıp bana "Ama Dostoyevski bu kitabında ve yeraltından notlarda Genç Hegelcileri eleştiriyor" diye itiraz edebilirsiniz. Evet, dedikleriniz doğru olabilir; ancak bu kitabı Marksist açıdan değerlendirmeyi engelleyebilecek bir argüman değildir. Ayrıca, Dostoyevski gibi eski ütopik sosyalist ve aydın bir kişinin burjuvaziye kin gütmemesi olanak dışıdır. Lenin'in Dostoyevski hakkındaki görüşleri ise kişisel olmakla beraber haklı yönlere sahiptir. Ayrıca Lenin, Dostoyevski'yi bireyci ve mistik eğilimleri nedeniyle eleştirmesine rağmen onun eserlerinin toplumsal sorunlara dair derin analizler içerdiğini kabul eder. Lenin'in bu fikirlerini yanlış yorumlayan bazı dogmatikletin iddiası olan "tehlikeli kitaplar yazan bir yazar" değildir Dostoyevski. İncelemeye klasik bir başlangıç yapacak olursak, yazarın hayatından başlamak en iyisi olacaktır. Fyodor Mihayloviç Dostoyevski dünyanın en iyi yazarlarından biri olarak kabul edilir. Rus edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Dostoyevski, toplumsal sorunları ve Çarlık Rusya'sını eleştiren eserleriyle, insan psikolojisini derinlemesine irdelemesiyle ve Sibirya sürgünü sonrası ahlaki düşünceleriyle tanınır. Gençlik yıllarında ütopik sosyalistlerle ilişki içinde olmuş, hatta bu nedenle idam cezasına çarptırılmıştır. Ancak Çar tarafından affedilerek Sibirya'ya sürgüne gönderilmiştir. Sibirya'da kürek cezası çekerken dünya görüşü önemli ölçüde değişmiş, ardından zorunlu askerlik hizmetine başlaması hayatında köklü bir değişime yol açmıştır. Sürgünden döndükten sonra yazdığı eserlerde, Hegel ve sosyalizme yönelik eleştiriler sıkça görülürken, toplumsal meseleleri işlemektende hiçbir zaman kaçınmamıştır. Çoğu büyük eserini bu dönemde vermiştir. Ölümüne kadar yazmaya devam eden Dostoyevski'nin
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
Marksizm ve Martin Eden
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 12:22
Martin Eden'i Marksist açıdan tekrardan ele alıp yorumlama (İnceleme Spoiler içermektedir.) Jack London, belli bir olgunluğa vardığı andan itibaren sosyalist örgütlerde ve toplantılarda yer almıştır. Yazdığı kitaplar görüşleri doğrultusunda şekillenmiştir. "Demir Ökçe" gibi kitaplarında direkt olarak belirttiği görüşlerini "Martin Eden"de daha gizli ve ılımlı şekilde ele almıştır. Bundan dolayı da kitap hakkında birçok yanlış anlaşılma doğmuştur. Kitabın yazarının Marksist olduğunu bilmeyen okur, kitabın amacının tam tersini algılayarak Jack London’un eleştiri oklarına tuttuğu idealleri benimsemeye başlar ya da özellikle gençler arasında kitap, salt bir aşk kitabı gibi (Jane Eyre gibi) okunur. Şimdi kitabın kendisine geçelim... Jack London kitapta, kapitalizmin yarattığı bireyleri, bireylerin davranışlarını ve bireyler arasındaki sınıfsal farkların açtığı uçurumu eleştiri oklarına tutar. Özellikle sınıfların yarattığı uçurumu açık bir şekilde ifade eder Jack London. Kitabın başlangıcında yüzümüze çarpar sınıfsal farklılıklar. Martin bir yere çarpmadan yürüyemiyordur bile. Diksiyonu kötüdür ve eğitimi yetersiz olduğunu en azından bastırmak için okuduğu iki kitap ve ilkokulda aldığı takdirler hakkında övünür. Anında pişman olur tabii ama zamanı geri alacak güçte değildir sonuç olarak. Ruth tam tersidir, görgü kurallarını bilir, diksiyonu tam bir burjuvaziye yaklaşacak kadar iyidir, üniversiteyi bitirmesine az kalmıştır. Entelektüel birikimi yüksektir. Ve o zamanlar genellikle burjuvazide yaygın olan (20. yüzyılın yarısından sonra tüm halk kitlelerinde görülmeye başlanan) bir çıkar uğruna aşık olur Martin'e, hatta Martin'e değil, bedenine. Aşık olduğunun farkında bile değilken sınıfına uygun olarak aşık olur. Martin ise tam tersidir, hiçbir çıkar gözetmeden sevmiştir
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma