Son zamanlarda okuduğum en keyifli, en etkileyici ve belki bir romandan çok daha güzel olay kurgusuyla bu uzun öykü sanatçı ruhumu fetheden eserler arasına girdi. Metindeki ifadelerin gücü, betimlemelerin canlılığı, fikirlerin hayat buluşu kısacası eser birçok yönüyle kendine hayran bıraktı. Üstelik tüm bu donanım gayet akıcı ve net dile getirilmiş. Ne fazla bir kelime ne de eksik bir tarif var, her şey yerli yerinde ve dengeli. Burada Sayın Tevfik Turan'ın çeviride göstermiş olduğu titizlik ve bütüncül yaklaşımına da dikkat çekmemiz gerekir. Bu kadar donanımlı ve etkileyici bir metni, aslından uzaklaşmadan akıcılığını kaybetmeden aktarabilmek bir ustalık gerektirir.
Eserdeki tüm sahneler, tüm geçişler, tüm düğümler ve çözümler o kadar güzel bir sıra ve tabiki o kadar güzel dile getirilmiş ki. Sayın Süskind'den ilk defa bir eser okudum ama diğer eserlerini de son derece merak ediyorum, keşfetmekten büyük keyif aldım.
Metin üzerine detaylı veya ipuçları içeren bir yazı hatırlamadım çünkü zaten oldukça ince olan eserin büyüsünü sizler için bozmak istemiyorum, en kısa zamanda okumanız dileğiyle...