Volkan

Volkan
Bilgisayar Mühendisi
96 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Tadımlık Bilim
10/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2020 14:47
Tam anlamıyla harikaydı. Kitabı okurken matematik dünyasının küçük bir simülasyonunda yaşadığımı hissettim, hem de gerçek bir hikaye üzerinden. Kitabın akıcılığına kendimi kaptırmış bir şekilde , sanki bir ırmağın içinde matematiksel ifadelerle sonsuzluğa ulaştığımı söyleyebilirim. Ayrıca Petros Papachritos'un hiç yılmadan ve usanmadan kendi koyduğu hedefe ulaşma istemi, insana hem yaşama sevinci hem de ait olduğu mesleğe kendini daha fazla adama isteğini veriyor. Belki de hepimizin sahip olması gereken özellik budur, işimizi tam anlamıyla kendimizi vererek yapmak. Son olarak şunu söylemek isterim, Petros amca belki de Goldbach sanısını çözmüştü ya da çözememişti, bence bu hiiç önemli değil. Önemli olan şey vazgeçmemektir, hayatımızda ne olursa olsun.
1000Kitap
Petros Amca ve Goldbach SanısıApostolos Doxiadis · The Roman · 2019128 okunma
Reklam
8/10
·832 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2020 08:22
Buddenbrook ailesinin hayatını anlatan bu kitap, şirketleri üzerine yoğunlaşmış bir olay örgüsüne sahiptir. Şirkette yaşanan ekonomik sorunlar, yükselmelerle birlikte yazar olay aralarında kısa kesitlerle karakterleri anlatmaya çalışmış ve hikayeyi birlikte götürmeyi denemiş. Hem de her karakterden yeterince bahsedilerek olaya biraz olsun derinlik kazandırmış. Ayrıca kitapta bu detayları vererek, o zamanlarda bu aile fertlerinin (toplumun) hangi düşünce yapısına sahip olduğuklarını yansıtmaya çalışmış yazar. Kısaca söylemek gerekirse, kitap akıcı bir şekilde ilerlemektedir. Sıkılmadan kolayca bitirebilirsiniz. Fakat kitabın sonunda kendinizi tatmin olmamış gibi hissedebilirsiniz. Haberiniz olsun...
1000Kitap
BuddenbrooklarThomas Mann · Can Yayınları · 20151,918 okunma
9/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2019 181. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2019 14:22
Bir çocuğun güçlü bir kadına doğru olan bu yolculukta her duyguyu bulabilmeniz mümkün. Korkudan üzüntüye kadar daha niceleri... Ayrıca, kitaptaki akıcılık insanın merakını hiç soluklastirmadan, sondurmeden devam etmesini sağlıyor. Yazarın yaptığı tasvirlerle birlikte Jane'nin yaptığı, yaşadığı her şeyi gözünüzde canlandirabiliyorsunuz, hatta ana karakterin yaşadığı her şeyi kendi içinizde yaşayarak kadına bı an acırken, başka bir zaman onun için sevinebiliyorsunuz. Olaylardan bahsetmek gerekirse, şahsen yazar, okuyucunun nabzını iyi yoklamış. Aniden olaya heyecan katarken diğer taraftan okuyucuyu şoka ugratabiliyor. Örnek vermek gerekirse, Jane 'in akrabası olan adamın onla evlenmek istemesi ve Rochester'ın kör kalması gibi. ( misyonerlik uğruna ) Kısaca söylemek gerekirse, sıcak bir kitap diyebilirim. Olaylarıyla insanı kitabın içine çekerek, insanın içini ısıtabiliyor. Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim, kitabın ilk kısmı ( halasıyla olan anıları) kısmen sıkıcı ve sinir bozucuydu. Ne zaman bu kısımlar geçecek diye sabırsızlanmadım değil. -Tavsiye üzerine okuduğum bu kitabı çok beğendim. Tavsiye eden arkadaşım Enes'e çok teşekkür ediyorum. Engin bilgilerine sağlık.-
1000Kitap
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
7/10
·172 syf.··
2019 171. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2019 21:48
·
Spoiler içerebilir! Tarihin akışını değiştirmemek için uğraşan ve bunun için kendini feda bir karakteri biraz sıradışı buldum. Güzel ve ilginç bir konu üzerine yerleştirilmiş bu karakter , bana göre tam olarak kitapta yansıtılmak istenilen mesajı ya da her neyse üzerine alamamış. Kitap sık sık geçmişe (yani karakterin gerçek hayatına ait anılara) yer vermesinden dolayı akıcılık çok aksamaya uğruyor. Anılarına , bazı olayları neden yaptığını açıklamak için başvuruların kısımlara lafım yok , fakat bazı yerlerde eskiden söylediği sözleri çok yersiz buldum. Ayrıca , Hz. İsa'nın yerini, gelecekten gelen birinin alması beni şaşırttı. Üzerinde biraz düşündüğüm zaman, bunun tarihi degistirmemeye uğraşmanın bir bedeli ya da geçmişe gitmenin bir bedeli olarak düşünüyorum. Kısacası , geçmişte sonuç olarak şimdiki benliğimizin bir karşılığı olmadığı için başka bir kişinin yerine geçme gereksinimi doğması(geçmişe gidebilmek için) gibi bir düşünceye sahip oldum kitabı okuduktan sonra. Ayrıca, kitabın çevirisi biraz kaba ve ağır buldum. Yinede kitabı hiç beğenmedim diyemeyecegim. Okunabilir.
1000Kitap
İşte İnsanMichael Moorcock · İthaki Yayınları · 20181,852 okunma
10/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2019 162. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2019 02:21
Şu ana kadar okuduğum en iyi kitaplardan biri diyebilirim. Çünkü kitabı okurken kitaptaki karakterlerin hepsinden kendinize özgü özellikleri bulup hikayeyle özdeşleşebiliyorsunuz. Ayrıca kitap o kadar sürükleyici ki ,kitabı okurken zamanın nasıl geçtiğini , sayfaları nasıl hızlı okuduğum farkına bile varamadım. Kitabı genel bir degerlendirme yapmam gerekirse, bence Oblomov ve Stolts birbirini tamamlayan iki zıt karakter. Çünkü biri hayattan zevk almaya ve etrafında olan olaylara pek takilmazken, Oblomov tam tersine etrafında olan samimiyetsizligi gördükçe ( tabiki bitkin ve tembel olması tamamen buna bağlı değil.) hayatta onu tutan bir bağın kalmadığını görüyor ve uzaklaştıkça uzaklaşıyor hayattan. Bunu ise bir bitkinlik ve tembellik ile dışarıya vuruyor. Evet bunlar Oblomovu sonunu getirmis olsa bile o güzel ve narin kalbi sayesinde hikayesi çekicilik kazanıyor. Aslında çocukken ailesi onu hayata hazirlasa ve onun çocukken yaptığı şeyleri engellemede belki de böyle bir hayatı olmayacakti, ama şunuda gözden kaçırmamak gerekli belki de hayatı Ştolts'unki gibi olsa idi o güzel kalbini temiz tutamayacak ve sıradan bir insan olacaktı. Tabiki bunu yaşamadan goremeyecegiz. Ayrıca şunu da söylemek isterim. Kitabı okurken biran da gözümde Dostoyevski'nin Yeraltından Notları'nda yaşadığım duyguları yaşadım. Oblomov'a bir yandan "Neden bunu yapıyorsun?" diye sorarken , kitabın sonrasında ne olacağını öyle merak ediyordum ki bir an önce kitaba devam ediyim ve hemen olayları göreyim istiyordum. Dil olarak inanılmaz bir kitap. (SPOİLER)Son olarak aklıma gelmişken Stolts'un Olga ile evlenmesi şunu gostermektedir. Aslında Olga'nin hayalindeki Oblomov, Stolts'tu. Başta bahsetmek istediğim buydu. O çıkarımı buradan yaptım. Kısacası kitabı çok beğendim. Herkese tavsiye ederim.
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Reklam