Ne yazık onlara ki çıkarlarına dokunulmadıkça doğru yola gitmezler ve Allah'ın kendilerine sunacağı nimetleri bilmezler.
Ne yazık onlara ki kalpleri temiz olmadığı için herkesi kötü sanırlar ve günahsıza ve günahkara bir fark gözetmeden kötülük ederler.
Ne yazık onlara ki duygulu çekingenliği korkaklık,samimiyeti yaltaklanma ve yardımı bir baskı sayarlar.
Ne yazık onlara ki kendilerine açılan saf bir kalbi zaaflarından istifade edilecek,istismar edilecek bir akılsız sayarlar.
Onların,geleceği yaratan insanlar arasında yeri yoktur.
Unutulacaktırlar.
Bu tatsızlığı manzum anlatmak çok zor.Ben yazarken sıkılıyorum; okuyan da yazılıştaki tatsızlığa sıkılır herhalde.
Ey canını sevdiğimin lisanı
Bazen deli edersin insanı
Geceye vardım yalınayak
Bir gece örtündü üzerime,
Rüzgar vurunca üşüdü ellerim
Yorgan altına bitişik kaçıverdi
Şavkı vurunca perdeden
Ayı görünce gözlerim kamaştı
Yoruldum bir ağırlık çöktü sanki
Havada yorgunluk havada karanlık
Yıldız gördüm ve de yıldızlar
Havai fişekler patlıyor göklerde
Sanki mahşerde sorguya alındılar
Bir gördüğümü tekrar göremem
Bu gece sanki benim için toplandılar.
Allahım,onu neden yanlız bıraktın? Neden,yanlızlığının verdiği çaresizlikle can sıkıcı ilişkiler kurmasına izin verdin? Neden,geçirdiği her dakikanın hesabını sordun,içini ezdin?Neden,korkuyu göğsünden çekip almadın?Neden,suçluluk duygusunu üzerinden atmasına yardım etmedin? ....
...Neden,günahlarını yükünü taşıyacak gücü ona da vermedin vermedin? Selim de ,kendi çapında,birkaç kişiyi kandırabilirdi senin yolunda.Meyveleri gösterdin de ağaca çıkarma becerikliliğini esirgedin...