Özellikle bu kitaptan sonra Orhan Pamuk bende Paolo Coelho etkisi yarattı diyebilirim. Coelho da kendince başarılı olduğu, çoğu ergen gibi benim de zamanında okuyup etkilendiğim "Simyacı"dan sonra iyice fiyasko romanlar vermişti. "Elif" rezaletti mesela. Pamuk'un da "Kara kitap", "Benim adım kırmızı" gibi eserlerden sonra böyle yavan ve sığ bir kitap yazması bana göre fiyasko. Kendisi de son söz kısmında "Kara kitap", "Benim adım kırmızı"nın arkasından "Kar"ın yazılması çok kolay bir kitap olduğunu belirtiyor. Ta Türkiye yıllarından beri - neredeyse 15 yıl oldu - büyük hevesle okumak istediğim "Kar" Orhan Pamuk'a duyduğum ilgiyi yerle yeksan etti. Artık başarılı kitaplarını bile okuyabileceğimi zannetmiyorum.
Kitaptaki duygular hiçbir türlü insana geçmiyor. Bir çok düşünce çok sığ. Süreç tahmin edilebilir. Bir de, ikide bir durduk yere ermeni bir şeyinin ortaya zıplaması da çok komik Ka eskiden bir ermeni sanatçısına ait muazzam yapının yanından geçip, ermenilerin bir zamanlar çok yoğun yaşadığı sokağa gelince sola sapıp, eski bir ermeni kilisenin karşısında durdu Kesinlikle milliyetçi damarı edebiyat sevgisinin önüne geçen birisi değilim. Milli ve dini kimliyine, cinsel tercihine bakmaksızın kaliteli edebiyat örneği benim için baş tacıdır. Ama işte naapasın ki, burası Muş'tur, Nobel yolu yokuştur.