Konusunu, olaylarını, sonunu, her şeyini bildiği "Madam Bovary"yi yeniden okumak gibi bir şey bu. Değişmeyen gerçekler yalnızca olduğuyla kalıyor. Nasıl oluyor da bu konuda yazılmış bunca öykü, bunca roman hiç okunmamış, hiç yazılmamış, bütün o filmler hiç seyredilmemiş gibi olabiliyor? Böyle durumlarda derin bir umutsuzluğa kapılıp sanatın hayata hiç yardım etmediğini düşünesi geliyor insanın.
Ayrıca doğru kitap seçtiğinden de emin değildi. Ya bu kitaptan sıkılırsa ne olacaktı? İkinci bir kitap da taşımak istemiyordu. Çoğu zaman gittiği yerlerden değil ikinci kitabın, birincinin bile kapağını açmadan geri döndüğü oluyor, onca ağırlığı boşu boşuna taşıdığıyla kalıyordu.
"Adana sıcağında erguvanlar"