Firdevs'le ben, bir kış sabahı donmamak için birbirine sokulan, iyice yakınlaşınca sivri okları yüzünden canları yanıp tekrar uzaklaşan, soğuktan donmakla, okların acısına katlanmak arasında güvenli bir yer arayan kirpiler gibiydik. Umutsuzluklar, acılar, çaresizlikler, boşluklar içinde birbirimize çarpıp savruluyorduk.