Selçuk M.

Sınanmamış Erdemin Çöküşü
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 17:38
Hadleyburg'u Yozlaştıran Adam, Mark Twain’ın rahatsız edici bir eseridir; çünkü okuyucuya ahlaki bir ders vermek yerine, ahlakın kendisini şüphe altına alır. Hikâye, yüzeyde küçük bir Amerikan kasabasının itibar kaybını anlatır. Ancak derininde, “iyi insan” fikrinin ne kadar kırılgan ve çoğu zaman ne kadar sahte olduğunu gösteren sistematik bir çözümleme barındırır. Hadleyburg kasabası kendisini dürüstlüğün mutlak temsilcisi olarak konumlandırır. Bu ün öylesine içselleştirilmiştir ki, kasaba halkı çocuklarını bile bilinçli olarak kötülükten uzak tutarak yetiştirir. İlk bakışta bu durum ahlaki bir ideal gibi görünür. Ancak burada kritik bir sorun vardır: Bu insanlar erdemli değildir, sadece erdemli olmaya zorlanmamışlardır. Dürüstlükleri bir tercih değil, sınanmamış bir durumdur. Kasabaya gelen isimsiz yabancı, bu yanılsamayı parçalamak için bir oyun kurar. İçinde altın olduğu iddia edilen bir çuval ve sahte bir hikâye aracılığıyla kasabanın “en saygın” insanlarını test eder. Çok kısa sürede, kasabanın en dürüst bireyleri bile birbirlerini kandırmaya, yalan söylemeye ve fırsatı kendi lehlerine çevirmeye yönelir. Burada önemli olan, yozlaşmanın ani olması değil, neredeyse kaçınılmaz olmasıdır. Twain’in ima ettiği şey açıktır: Ahlak, uygun koşullar altında kolayca çözülüyorsa, zaten baştan sağlam değildir. Bu noktada hikâye, Friedrich Nietzsche’nin ahlak anlayışıyla güçlü bir paralellik kurar. Ahlakın Soykütüğü Üzerine’de Nietzsche, ahlaki değerlerin doğal ya da evrensel olmadığını, tarihsel ve toplumsal olarak üretildiğini savunur. Hadleyburg halkının dürüstlüğü de tam olarak böyle bir üretimdir: İçsel bir seçim değil, kolektif bir alışkanlık. Bu nedenle ilk ciddi sınavda dağılması şaşırtıcı değildir. Onlar iyi insanlar değil, iyi olmaya programlanmış
Edebiyat
Hadleyburg'ü Yozlaştıran AdamMark Twain · Can Yayınları · 20201,124 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bağlanma Kitap Yorumu :)
10/10
·239 syf.··
Beğendi
·
2023 154. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 01:59
Bağlanma Ebeveynlerimizle kurduğumuz bağlanma şekli gelecekteki romantik ilişkilerimizi etkiler mi? Bilim romantik ilişkilerimiz konusunda neler söylüyor? Bu soruların cevabını arıyorsanız tam olarak doğru adrestesiniz. İki psikolog tarafından yazılan Bağlanma kitabı üç temel bağlanma stili üzerinden romantik ilişkilerimizin nasıl şekilleneceğini çeşitli örneklerle anlatıyor. Bu bağlanma stilleri sırayla güvenli, kaygılı ve kaçıngan. Bireylerin bağlanma stillerine göre romantik ilişkilerde nasıl tutumlar sergileyebileceklerini ve romantik ilişkilerin kalitesini arttırmak üzere neler yapılabileceği konusunda bilimsel çalışmalara dayanan pek çok tavsiye veriyor. Romantik ilişkileri sadece sürdürmek değil, gerektiğinde sağlıklı bir şekilde ayrılmak ve yeni bir ilişkiye hazır olmak da bu sürece dahil. Bu kitapta ilişkilere dair pek çok sorunun cevabını bulacaksınız. Okumakta bu kadar çok geç kaldığım için gerçekten üzüldüm. Her insanın üniversiteye başladığında okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ebeveynlerimiz ile kurduğumuz ilişkiler, düşündüğümüzden daha çok hayatımızı etkiliyor. Herkese şiddetle tavsiye ederim.
Psikoloji
BağlanmaAmir Levine · Aganta Kitap · 20185,9bin okunma
-Aşk hayranlıkla başlamıyor mu? Başlangıçta kin yok ki. -Hayranlık mağlup olmuş bir kıskançlıktır. Yani kışkançlık gIptaya, gipta hayranlığa yerini verir. Dibinde kin vardır. Gitgide, hayranlığın zaafa uğradığı ânlarda bu kin ortaya çıkar.
Sayfa 278·Kitabı okudu
Kurnaz adamlar okumayı anlamsız bulur, basit insanlar hayran kalır, bilge kişilerse okuduklarından yararlanır.
Francis Bacon·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
9/10
·328 syf.··
2023 115. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2023 10:07
Necip Mahfuz’un üç kuşak bir ailenin hikâyesi ekseninde yirminci yüzyıl Mısır’ının siyasi tarihi ve toplumsal değişimlerini anlattığı ünlü eseri Kahire Üçlemesi’nin son kitabı Şeker Sokağı serinin en sevdiğim kitabı oldu. Şeker Sokağı’nda hikâyenin merkezinde üçüncü kuşak var. İlk kitapta tanıdığımız karakterlerin yaşlanmasına, onların çocuklarının yetişkinlik hayatına tanık olurken, torunlarının da yavaş yavaş hayata atılmasını okuyoruz. Karakterlerin hayatları bu şekilde gözümüzün önünden akıp giderken Mısır’da da siyasi olaylar durulmuyor ve toplum da sancılı bir değişim sürecinden geçiyor. Üçüncü kitapta 1940’lar Mısır’ının resmediyor yazar. Mısır Devrimi’nde akan onca kana, geçen onca zamana rağmen İngiliz işgalinden kurtulamayan, bir yanda İngiliz taraftarı kral yancıları diğer yanda milliyetçiler çatışırken bir de resme şeriat yanlılarının dahil olmasıyla yaşanan çalkantılardan kurtulamayan ülkesini anlatıyor. Bu ayrılığın halkın gündelik hayatına yansımasına da tanıklık ediyoruz: Halk arasındaki bu kutuplaşmanın kılık kıyafetten kadının toplumsal rolüne, eğitimden aile kurmaya kadar günlük hayattaki pek çok meseleye nasıl sirayet ettiğini kurguya çok güzel yedirmiş Necip Mahfuz. Siyasi ve toplumsal olayların yanı sıra, gündelik hayatın, geleneklerin ve kültürün çok güzel bir aile hikâyesiyle aktarıldığı, aynı zamanda başta yazarın kendi hayatından da çokça izler taşıyan Kemal olmak üzere derinlikli yaratılmış karakterlerin her birinin ince ince detaylandırılmış bireysel dünyalarıyla inşa edilmiş muazzam bir aile destanı Kahire Üçlemesi. Hem siyasi ve toplumsal ayağı oldukça sağlam kurulmuş hem de bireysel hikâyeleri bir o kadar başarılı ender kitaplardan biri. Çok sevdim Kahire Üçlemesi’ni. Umarım yakın zamanda tekrar basılır.
Şeker SokağıNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 2013239 okunma