Kahire Üçlemesi 3

Şeker Sokağı

Necib Mahfuz
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
328
Basım Tarihi:
Mayıs 2013
İlk Yayın Tarihi:
1957
Yayınevi:
Hitkitap Yayıncılık
Orijinal Adı:
es-Sukeriyye (السكرية)
ISBN:
9789944198233
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·328 syf.··
2023 115. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2023 10:07
Necip Mahfuz’un üç kuşak bir ailenin hikâyesi ekseninde yirminci yüzyıl Mısır’ının siyasi tarihi ve toplumsal değişimlerini anlattığı ünlü eseri Kahire Üçlemesi’nin son kitabı Şeker Sokağı serinin en sevdiğim kitabı oldu. Şeker Sokağı’nda hikâyenin merkezinde üçüncü kuşak var. İlk kitapta tanıdığımız karakterlerin yaşlanmasına, onların çocuklarının yetişkinlik hayatına tanık olurken, torunlarının da yavaş yavaş hayata atılmasını okuyoruz. Karakterlerin hayatları bu şekilde gözümüzün önünden akıp giderken Mısır’da da siyasi olaylar durulmuyor ve toplum da sancılı bir değişim sürecinden geçiyor. Üçüncü kitapta 1940’lar Mısır’ının resmediyor yazar. Mısır Devrimi’nde akan onca kana, geçen onca zamana rağmen İngiliz işgalinden kurtulamayan, bir yanda İngiliz taraftarı kral yancıları diğer yanda milliyetçiler çatışırken bir de resme şeriat yanlılarının dahil olmasıyla yaşanan çalkantılardan kurtulamayan ülkesini anlatıyor. Bu ayrılığın halkın gündelik hayatına yansımasına da tanıklık ediyoruz: Halk arasındaki bu kutuplaşmanın kılık kıyafetten kadının toplumsal rolüne, eğitimden aile kurmaya kadar günlük hayattaki pek çok meseleye nasıl sirayet ettiğini kurguya çok güzel yedirmiş Necip Mahfuz. Siyasi ve toplumsal olayların yanı sıra, gündelik hayatın, geleneklerin ve kültürün çok güzel bir aile hikâyesiyle aktarıldığı, aynı zamanda başta yazarın kendi hayatından da çokça izler taşıyan Kemal olmak üzere derinlikli yaratılmış karakterlerin her birinin ince ince detaylandırılmış bireysel dünyalarıyla inşa edilmiş muazzam bir aile destanı Kahire Üçlemesi. Hem siyasi ve toplumsal ayağı oldukça sağlam kurulmuş hem de bireysel hikâyeleri bir o kadar başarılı ender kitaplardan biri. Çok sevdim Kahire Üçlemesi’ni. Umarım yakın zamanda tekrar basılır.
Şeker SokağıNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 2013239 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2020 152. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2020 01:18
Genel olarak Kahire Üçlemesi ; Kahire'li bir tüccar olan Ahmet Abdülcevat'ın ailesinin üç kuşağının yaşamı ile birlikte Kahire'nin de değişim ve dönüşümünü anlatmaktadır. İlk kitap : "Saray Gezisi" Ahmet Abdülcevat'ın çekirdek ailesinin yaşamları yanısıra Kahire'nin de sosyal hayatını anlatır. İkinci kitap : "Şevk Sarayı" Ailenin ikinci kuşağı yani Ahmet Abdülcevat'ın büyüyen çocuklarının yaşamları, İngiliz işgali altında ki Mısır'ın siyasal yaşamı ile değişen hayatlarını anlatır. Üçüncü kitap : "Şeker Sokağı" Ailenin üçüncü kuşağı olan Ahmet Abdülcevat'ın torunlarının yaşamlarını anlatmaktadır. Üçlemenin son kitabında elden ayaktan düşmüş bir Ahmet Bey ile artık sokağa çıkmak için izin alması gerekmeyen bir Emine (Ahmet Bey'in eşi) çıkıyor karşımıza. Onların yetişkin torunlarının hikâyesini okurken arka planda 1940'ların Mısır'ının sosyal ve siyasal hayatına da vakıf oluyoruz. Mısır ; giderek daha fazla dünyaya açılırken üçüncü kuşağın yaşam tarzı, ilişkileri, sorunları birinci kuşağın hayal bile edemeyeceği boyutlara ulaşmıştır... Yolumuzu, ruhumuzu, aklımızı aydınlatan kitaplara çıksın yollarımız. Sağlıcakla ve kitapla kalın.
Edebiyat
Şeker SokağıNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 2013239 okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2017 119. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2017 13:40
Bir ailenin ve Mısır'ın yaklaşık 40 yıl süren bir dönemini anlatan, Kahire Üçlemesi adlı serinin son kitabı. ,''Assolistler hep en son çıkarlar'' deyimi ve gerçeği vardır ya, işte Necib Mahfuz tam bu söze uygun olarak seriyi böylesine muhteşem bir kitapla sonlandırmış. Şeker Sokağın da artık torunlar büyümüş olduğundan , ağırlıklı olarak, onların yaşamı da dahil edilerek , aileden geriye kalanların dramları ve yine dönemin siyasi olayları anlatılmakta. Yazar müthiş bir ustalıkla adeta ''bundan önceki bin sayfa tutan iki kitabı size, bu kitaba ve bu sona hazırlık için okuttum ''der gibi yazmış. Serinin kitaplarının hepsi ayrı ayrı anlatımlar ve özellikler taşısa da, ortak yönleri hepsinin de harika olması. Ama en muhteşemi,en vurucusu bana göre bu son kitap olan Şeker Sokağı. İnanın bana insanı bir çok yönden aşırı derecede etkiliyor. Kahire Üçlemesi insanlara, o kadar çok mesajlar veriyor ki bunu 1300 sayfa tutan seriyi bitirdiğinizde daha çok farkediyorsunuz. Aslında bu serinin tamamı hakkında ayrıca bir inceleme yazısı yazmanın daha doğru olacağı kanısındayım. Ama şu anda yazamayacağım. Mutlaka okunması gereken bir üçlü kitap serisi diyerek sözlerimi noktalıyorum.
Şeker SokağıNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 2013239 okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2018 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2018 14:41
Ortadoğu'nun Balzac'ı olarak tanınan ve 1988 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk Müslüman yazar olan Necip Mahfuz'un 1956 - 1957 yıllarında yazdığı Kahire Üçlemesi adlı eserinin 3. kitabıdır Şeker Sokağı. Üçlemenin son kitabında ise elden ayaktan düşmüş olan Ahmet Bey ve artık özgür olan, istediği zaman sokağa çıkabilen bir Emine Hanım görüyoruz karşımızda. Yine arka planda1940'ların Mısır’ında Ahmet Abdülcevat ailesinin torunlarının yani üçüncü kuşağının yaşam tarzının, ilişkilerinin, sorunlarının ve düşüncelerinin de birinci kuşağa kıyasla hangi doğrultuda değiştiğini net olarak görüyoruz. İsimlerini Kahire'nin caddelerinden alan üçlemede, 1910'lu yıllardan 1950'li yıllara kadarki süreçte, orta sınıf bir ailenin üç kuşağının yaşamı üzerinden Mısır’ın hem tarihini, hem kültürünü, hem siyasi yapısını, hem sosyo-ekonomik durumunu, hem de ahlaki ve dini yapısını Necib Mahfuz, o masalsı ve akıcı anlatımıyla yazma cesareti göstermiştir. Karakter tasvirleri ve betimlemeleri o kadar iyiydi ki kitabı elime her aldığımda kendimi o dönemde, o ara sokaklarda, Kemal ile dolaşırken buluyordum. Dönemin siyasi olayları hakkında fazla bilgi sahibi olmadığımdan zaman zaman sıkıldığım noktalar olduğu doğrudur ancak olayları felsefi bir bakış açısıyla öyle güzel harmanlayıp masalsı anlatımla bizlere sunmuş ki açıkçası bu da bize eksileri görmezden gelmemize olanak sağlıyor. Dini konularda o döneme göre, bu kadar iddialı yazması edebiyatta sansüre karşı olma sebebini bir nebze olsun açıklıyor galiba. Sonuç olarak, Mısır edebiyatını ve Necib Mahfuz'u merak edenler için söyleyebilirim ki ben okurken çok keyif aldım. Umarım siz de keyif alırsınız. Kitaplardan Alıntılar : Acı çekiyor olabilirim ama hala hayattayım... İnsanım. İnsanın insan olarak yaşayabilmesi için büyük bedel ödemesi
Edebiyat
Şeker SokağıNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 2013239 okunma
7/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2021 553. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2021 16:02
Geçen kitapta toplumsal olaylara yoğunlaşıyor demiştik. Son kitapta ise siyasi ortama bir yoğunlaşma göreceğiz çünkü 1936-1944 arası dönemi anlatıyor ve bu dönemi anlatırken de çiçekleri böcekleri anlatarak bir kitap yazacağını düşünmüyordum ve öyle de oldu. Tabi ilk kitapta sinir olduğum Ahmet ve Emine karakterlerine bu kitapta artık sinir olmuyorum. Ahmet artık son zamanlarını yaşıyor. Emine ise artık her şey için sessiz kalmayan, kem küm etmeyen bir kadın olarak çıkıyor karşımıza. Bu değişimi tebrik mi etmeliyim bilmiyorum ama olumluydu. Bir yerde at gözlükleri çıkmış. Adı üstünde bu at gözlükleri atlar içindir, insanlar için değil. Hani şu burnunuz yüzünüzde güzel, başkalarının hayatında değil sözüne benzer bir durum da diyebiliriz bunun için. Aslında bilmiyorum abartı mı ama 3 kitap bizim ülkemizde de çok sık gündeme gelen kuşak meselesiyle ilgili. Yani ilk kitap X, ikinci kitap Y ve son kitap da X kuşağı meselesi gibi olmuş sanki. Yani bana öyle geldi. Dünyaya açılma, yaşam tarzı, insani ilişkiler derken daha fazla gelişim yok muydu sizce de? Bana öyle geldi.
Şeker SokağıNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 2013239 okunma
8/10
·328 syf.··
2024 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2024 00:00
"Geçmiş, görmezden gelmeyi umduğu bir çıban gibiydi ve zaman zaman elinin bu çıbana gitmesine engel olamıyordu." (S.101/ Saray Yolu) "Açık konuşabilse, belki belirsizliğin cehenneminden çıkıp umutsuzluk mezarında huzur bulabiliriz." (S.223/ Şevk Sarayı) "İbadet, yalnızlığın tesellisidir." (S. 199/ Şeker Sokağı) Necip Mahfuz'un kendisi tarafından da en önemli eseri kabul edilen ve Nobel Ödülü almasında büyük payı olan Kahire Üçlemesi, Kahire'nin 3 sokağından adını alan 3 ciltten oluşuyor. Necip Mahfuz kitabı tek cilt halinde basmak istemişse de yayıncıların yasaklanacağı endişesiyle tefrika halinde basma tekliflerine karşı çıkmamış ve yazarin tek cilt isteği ancak 2001 yılında gerçekleşebilmiş. Aslında bence 3 cilt halinde olması hem okuma kolaylığı hem de olay taksimi açısından daha doğru olmuş. Kitap Ahmet Abdulcevat isminde Kahire'de bir tüccar ve 5 çocuk babası bir adamin ailesi etrafında dönüyor. Ana karakterimiz ailenin en küçüğü olan Kemal. Kemal ilk kitapta bir çocuk, ikinci kitapta ergenlikten ilk gençliğe uzanan bir delikanlı ve son ciltte arayışı hiç bitmeyen bir öğretmen. Aslinda Necip Mahfuz'un kendi hayatına bakılacak olursa büyük oranda yazarin kendisinden esintiler bulunacağı da muhakkak. Bu duruma ozellikle 3. Ciltte emin oldum çünkü Mahfuz da 43 yasinda ancak evlenmiş, evlenmekten korkan bir erkekmiş. Kemal'in ozellikle 2. Ciltteki saplantılı aşkı 3. Ciltte yaşının kemale ermesiyle evliliğe neredeyse fobi olarak yaklaşmasıyla kendini Mahfuz oldugu konusunda ele veren en büyük ip ucuydu. Ayrica Kemal'in varolsculuk üzerine gidiş gelişleri de Mahfuz'a bir gönderme gibi ister istemez hissediliyor. Ahmet Ahdulcevat sanki bir DKB hastası gibi cift kişilik sergiliyor. Gençliğinde kendisi her türlü gayri meşru zevkle hemhal olurken, eşi Emine ve özellikle
Şeker SokağıNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 2013239 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2024 46. kitabı
2024 yılının ilk seri kitaplarını bitirmiş bulunuyorum Necip Mahfuz'un Kahire Üçlemesi'nin (IKitap Saray Gezisi,II. kitap Şevk Sarayı ve III. kitap Şeker Sokağı) ne yazık ki baskısı bulunmuyor Ben iki ayrı ilin kütüphanesinden ödünç alarak okuyup seriyi tamamlayabildim. Necip Mahfuz'un 1988'de Nobel Edebiyat ödülünü kazanmasında büyük rolü olan Üçleme bir ailenin üç kuşak hikayesi ekseninde 20. yüzyılın Mısırı'nın, geleneksel,toplumsal, siyasi,ekonomik hayatını ve inanç sistemindeki çalkantıları detaylı bir şekilde gözler önüne seriyor. I.kitapta baba-anne ve çocuklarla birlikte geleneksel aile hayatı, dönem insanının kadın ve erkeğe bakışı, kadının ailedeki yeri, toplumsal ahlak kurallarının kadına ve erkeğe göre değişkenliği, evliliğe bakış toplumsal statülerin kişisel hayat üzerindeki etkileri diğer taraftan 1.Dünya Savaşı'nın Mısır'ı ile Devrim ve sömürge karşıtı hareketler acı bir kayıpla çarpıcı bir şekilde anlatılıyor. II.kitap daha ziyade çocukların özel hayatı üzerinden devam ederken, yazarın kendi hayat çizgisini aktardığı Kemal karakteri de göz önüne çıkmaya başlıyor. Görüşü bir hayli bulanıklaşmış Mısır halkı ile birlikte(din, inanç,siyaset, günlük yaşam, ahlak, ekonomi,her alanda) kendi ülkesini, ailesini, görüş ve inançlarını sorgulayan, bir aşk dehlizinde kaybolup şüpheciliğin girdabına sürüklenen Kemal karakterinin varoluşsal sancıları adım adım işleniyor. III.kitapta anne babanın ölümü, ikinci kuşağın yavaş yavaş yerini çocuklara bırakmaya başlaması ile beraber kuşaklararası çatışma ve görüş ayrılıkları da çok detayli olarak anlatılmıs. 2.Dünya Savaşı'nın hakim olduğu dönemde Mısır'ın hala bağımsızlığına kavuşamaması, İngiliz sömürgesinin devam ediyor olması, farklı politik görüşlerin varlığı ve bunlar arasındaki çatışmalar, bunların ekonomi ve günlük
Şeker SokağıNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 2013239 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2025 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 13:30
Kahire üçlemesi serisi son kitabı olan ŞEKER SOKAĞI Ahmet AbdulCevat Ailesi’nin ikinci kuşak ve üçüncü kuşak sakinlerinin aralıklarla da olsa bir bölüm geçmişte kalan olayları işlemekte . Elbette üçleme’nin geri kalan iki kitabındaki öykülerin kahramanlarının da çeşitli vesilelerle ortaya çıkışını duygusal dramatik , kimisi garip sonları gelişen bazı tesadüflerle aktarılıyor. Üçlemenin son serisinde özellikle Son Yıllarda Mısır’da siyasetine MISIR’lıların yaşamına etki eden MÜSLÜMAN KARDEŞLER’in ortaya çıkışını , çıkış gerekçelerini çeşitli vesilelerle anlatmakta . Necip MAHFUZ üçlemesinde dönemi itibari ile Mısır kültürünün inanç yapısının gerçekliğini göz önünde bulundurduğumuzda oldukça sorgulayan reddeden çok cesur bir yaklaşım sergilemekte, Salt bu gerekçe ile de olsa naçizane saygı duyulması gereken çok özel bir yazar olduğunu düşünüyorum . ️HER ROJ BÎST RÊPEL XWENDiN ( P ;7 327 Sy )
Şeker SokağıNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 2013239 okunma
Kahire Üçlemesi: Son Kitap
Puan vermedi·328 syf.··
2024 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2024 15:12
Üçlemenin son kitabı politik zemini en güçlü olanıydı bana göre. Abdülcevat ailesinin torunları ile devam ediyor seri. Mısır’ın değişimi, dönüşümü, fikir ayrılıkları da torunlar ekseninde verilmiş .Tüccar Abdülcevat’ın düşünceleri ile torunlarının düşünceleri arasındaki politik fark çok iyi aktarılmış. Temelde hepsinin istediği aslında Mısır’ın bağımsızlığı fakat yolları bambaşka. Bu kitapta en çok kadınların değişimi dikkat çekici. Tutucu ailelerde durum yine çok farklı değil. ————SPOİLER——— 2.kitapta Naime’nin okutulmayışı bu kitapta da Kerime’nin okutulmayışı aynı nedenlerden. Bu aileler için kızların kaderi iyi bir koca bulmak. Bu kısıtlamaların sadece kızlar için olması çok acı. Abdülcevat ailesinin oğlu Kemal kendi ailesinin tam tersi olan Ayda’dan hoşlanıyor. Sosyalist Ahmet ile Müsliman Kardeşler’den Abdülmünim’in zıtlıkları çok iyi aktarılmış. Aynı anda tutuklanmaları da çok ironik. Kadınlara düşkün Yasin’in oğlu Rıdvan’ın kadınlardan hoşlanmayışı da dikkat çekici bir tezat. Mükemmel bir güzelliğe sahip Ayşe’den yazar resmen intikam almış, ailesinden hiç kimse kalmadı ve kitaptaki en mutsuz karakterdi. Üçlemenin en bedbaht karakterlerini de kadınlar oluşturuyor. Kaderleri çok üzücü. Bunların arasında en şanslı olanı Hatice’ydi lafını asla sakınmaması ve kocasına karşı kendini savunabilmesi onu en güçlü kadın karakter yapıyor. İlk kitaptan hatırlatacak olursam Şevket ailesi okumaya önem vermiyordu zaten varlıklı bir aileydi fakat Hatice çocuklarının okumasını istiyordu. Kendi okuma yazma bilmemesine rağmen çocuklarını okutmayı başardı. İlk kitaptan itibaren karakter ince ince işlenmiş ve karakterlerin gelişimi çok iyi resmedilmiş. Çok beğendiğim bir seri oldu dilerim yeniden basılır ve daha çok kişi okuyabilir.
2023 Okuma Raporları
Şeker SokağıNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 2013239 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2025 123. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 14:27
Kahire Üçlemesi’nin son durağı Şeker Sokağı, Mısır’ın ve Ahmet Abdülcevad ailesinin 1930’lardan 1940’ların sonuna uzanan dönemini kapsıyor. Bir zamanlar evde otoritenin sesi olan Ahmed Abdülcevad’ın artık zamanı geçmiş. Çocuklar yaş almış, torunlar büyümüş. Evin küçük oğlu Kemal öğretmen olmuş ama hayatta hiçbir yere ait olamayan biri hâline gelmiş. Necib Mahfuz, torunlar aracılığıyla Mısır’ın değişen ideolojilerini ve siyasi kamplaşmalarını anlatırken; Kemal üzerinden romanın felsefi ve içe dönük yönünü güçlendirmiş. Eleştirmenlerin ortak görüşü Kemal'in, Necib Mahfuz’un kendisi olduğu yönünde. Yazar da bunu inkâr etmemiş, hatta şöyle söylemiş: “Kemal benim ruhumun bir parçasıdır. Onun içsel sessizliğinde kendi gençliğimi dinledim.” Bu arada evin hanımı Emine sadece türbelere de gitse, artık dışarı çıkabiliyor. Ailede en azından bu yönden bir gelişme olmuş. İlk iki kitapta insan gerçekten sinir olmadan duramıyordu. Ayşe'nin yaşadıkları tam bir trajediydi. Kemal'in anlam arayışı, ne yapacağını bilememesi beni çok gerdi. Çok sıkıldım onun o hallerinden. Karşımda olsa 'karar ver be adam, bir şey yap' derdim:) Onun bu düşünmekle yaşamak arasında sıkışmış adam olma hali Mahfuz'un kasıtlı tercihi ama ben yine de boğuldum. Mahfuz bu üçlemeyle yalnızca bir aile hikâyesi değil, Mısır’ın modernleşme sürecini, bir çağın dönüşümünü anlatıyor. Gelenekten modernliğe geçişi; din, siyaset ve birey arasında sıkışan toplumun sancılarını roman kişileri üzerinden ilmek ilmek işliyor. Çocuklarla, torunlarla, değişen fikirlerle birlikte bir ülkenin dönüşümünü okumak gerçekten etkileyiciydi.
Şeker SokağıNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2025239 okunma

Yazar Hakkında

Necib MahfuzYazar · 48 kitap
Necib Mahfuz, (Arapça: نجيب محفوظ) 1988 Nobel Edebiyat Öülü sahibi Mısırlı yazardır. Nobel ödülü kazanan ilk müslüman ve tek Arap yazardır. "Ortadoğu'nun Balzac'ı" olarak tanınır. Hayatı Mahfuz, Kahire'nin Cemaliye bölgesinde 6 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Bir tüccarın oğlu olan Mahfuz, adını kendisini doğurtan Profesör Necib Paşa Mahfuz'dan aldı. 70 yıllık kariyeri boyunca 34 roman, 350 küsur kısa hikaye yayımladı. Kitaplarının çoğunda, hayatının tamamını geçirdiği ve Nobel ödülünü almak için bile ayrılmadığı Kahire'nin tarihi mahallelerindeki yaşamı; modern ve geleneksel yaşam arasında denge kurmaya çalışan sıradan insanları anlattı; pek çok kitabı Arap filmlerine konu oldu. Edebiyata olan ilgisi, 1920'lerde Mustafa Lutfi el-Manfuluti'nin makale ve şiirlerini okumasıyla başlanıştı. Abbas Mahmud el-Akkad, Taha Hüseyin, İbrahim el-Mazini, M. Hüseyin Heykel, ilk dönemde kendilerinden en çok etkilendiği yazarlar arasındadır. Yazı hayatına, 1928'de Selame Musa'nın çıkardığı el-Mecelle el-Cedide dergisinde yayımladığı değini yazıları ve öykülerle başladı. Kahire Üniversitesi'nde felsefe öğrenimi gören Mahfuz'un ilk romanı Abes el-Akdar 1939'da yayımlandı. 1957'de yazdığı Kahire Üçlemesi ile Arap edebiyatının tanınmış bir ismi oldu. Bu üçlemede Kahire'de yaşayan bir ailenin üç kuşağının 1. Dünya Savaşı ve 1952'deki Nasır darbesine kadar olan dönemde yaşadıklarını ve Mısır toplumunun değişimini anlattı. Değişik kurumlarda çalışan Mahfuz, en son Kültür Bakanlığında müsteşar olarak görev yaptı. 1971'de söz konusu görevinden emekli olmasından sonra, el-Ahram gazetesinde yazar olarak çalışmıştır. Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'a İsrail ile yaptığı barış antlaşmasında verdiği açık destekten ötürü birçok Arap ülkesinde kitapları yasaklandı. 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldıktan sonra bu yasaklar kalktı. 1989 yılında Mısırlı köktendinci Ömer Abdülrahman tarafından hakkında ölüm fetvası çıkartılan Mahfuz, 1994 yılında Kahire'deki evinin önünde bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırıdan yaralı kurtulan Mahfuz, sağ kolundaki sinirler zedelendiği için yazmakta büyük güçlük çekmeye başladıysa da ilerleyen yaşına rağmen edebiyattan kopmadı ve kısa hikayeler yazmaya devam etti. 2006 Temmuz'unda düşerek kafasından yaralandı. 30 Ağustos 2006 günü Kahire'de 95 yaşında vefat etti. Mahfuz, ülser, böbrek ve kalp rahatsızlıklarından mustaripti. 31 Ağustos 2006 günü Kahire'de devlet töreniyle uğurlandı.