Bütün dünya vardı karşımda oynayabileceğim. Ama ben ölümü seciyordum. Çünkü hakkında tek bir fikir bile yurutemedigim ama adını bildiğim aklimdaki tek şeydi.
Mesela o yıllarda yayınlanan ince ve resimli bir kitapta şu kurallar ezberletilmisti : " Vapurda,trende, tramvayda, tünelde hülasa bütün nakil vasitalarinda yanınıza rastlayan bayanı öyle yiyecek gibi süzmeyiniz. O bir moda mankeni degildir ki üstünü başını seyredesiniz. "
Insanlar yaşlaniyordu, bunun ayrıcalığı yoktu ama yaşlanan insanların bir kısmı olgunlaşmış olarak bir kısmı ise olgunlaşmadan ölüyordu.
Bunun püf noktası ise bir insanın " Nasıl görünüyorum?" sorusundan, " Nasil görüyorum?" aşamasına gecmesiydi.