Wabi Sabi

Puan vermedi·160 syf.··
2017 34. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2017 14:12
Livaleni nin üslubunu işlediği konuları hep çok sevmiş ve her kitabını elimden düşürmeden okumus biri olarak bu kitap için maalesef bu kitabı için iyi seylerden çok bahsedemeyecegim. Konusu ve islenisi yazarın acemilik döneminde yazdığı kitap gibi duruyor. Konusu, Mardin de mülteci kampında yaşayan Meleknaz üzerinden , ezidi halkini, geçmişini , yaşadıkları magduriyeritleri anlatmak , suriye de ki savaşı ve insanlarını gözler önüne sermek, komşu ülkede olanın nasıl bizim topraklara da yansıdığını anlatmak, sözde ! Ana karakter olan Hüseyin in ölümü üzerinden konu islense de.. Bir yerden sonra meleknaz ilahlastiriliyor ve konudan sapiliyor. Sonunda ise " ee yani?" diyorsun. Yani tatmin eden bir son yok. Kısa bir kitap bir günde okunup bitirilebilir , öylesine okunabilir... Kitapta en sevdigim belki tek sevdigim kisim şudur; "Harese nedir bilir misin ? Develerin çölde çok sevdiği bir diken vardır. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeniyle karışınca bu devenin daha da hosuna gider. Kanadikca yer yedikçe kanına duyamaz. Ortadoğu nun âdeti budur. Tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi tadının kanından sarhoş olur. "
Edebiyat
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·520 syf.··
2017 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2017 17:25
Martin Eden, Jack London tarafından 1909 da yazılmış bir eser. Eden, toplumun alt tabakasında yaşayan, hayata, insan ilişkilerine dair çok az sey bilen fakat sanata,kitaplara büyük ilgisi olan bir denizci genç. Hem de kendi tabakasının genç kızlarının başını döndüren bir genç . Martin Eden, burjuva sınıfından kendi deyimiyle " iri, cansız , mavi gözlü , gür, sarı saçlı , soluk bir yaratık" olan Ruth'a aşık olur. Ruth ve ailesi soylu ve zengin ve kibardir oysa bizim martin daha elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen bir gençtir. Martin, Ruth u tanıdıktan sonra onun gönlünü kazanmak için gereken her şeyi yapmaya hazırdır zira Ruth donanımlı eğitimli bir kızdır. Eden, şehrin kütüphanesine her gün uğrayarak, deli gibi kitap okuyarak, günde yalnizca 4 saat uyuyarak Ruth ve burjuva sınıfının beğenisini toplamaya calışır. Martin, okudukca, ogrendikce gelişir. Icine bir yazar olma sevdası düşer. Yazmaya başlar ve bunları gazetelere, dergilere gönderir. Böylece yazarak para kazanacaktır ve Ruth ile evlenecektir. Gazetelerden, gönderdiği öykülere, şiirlere yanıt alamadığı, parasız ve aç geçirdiği dönemler yaşar. Ruth dahil herkes, onun bir işe girmesini ister ve yazı yazmasina iş gözüyle bakmazlar. Ruth, evlenmek istediği bu adamin ise girmesini tıpkı kendi babası gibi çalışan bir adam olmasını ister ve onun bu sefil durumdan cekinir. Üstelik yazdıklarını da değerli bulmaz. Eden i kendi sınıfına göre şekillendirmeye çalışır. Şahsen, Martin Eden in bu güzellikten başka bir yeteneği olmayan bu kızda ne bulduğunu kitabin yarısına kadar anlayamayip, Martin e çok kızdım. Ve sonunda Eden in arkadaşı Brissenden , duygularima tercuman oldu " bir daha ki sefere daha zevkli ol. Bir burjuva kızından ne istiyorsun allah askina ? Onları rahat birak. Hayata gülen, ölümle alay eden,
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma
Puan vermedi·293 syf.··
Beğendi
·
2017 28. kitabı
Uzun zaman önce okudugum ve hala aklıma geldikçe hüzünlendigim,öfkelendigim ve kahramanını özlediğim bir kitap. Evet özledim ! Ben Ana karakter olan ve aslında çok yakın arkadaşım Berat ı çok özledim. Berat oyle gercek ki tıpkı Servet gibi, Serveti hepiniz tanıyorsunuz. Ve bir daha yok sayamiyorsunuz Beratı. Bence bu roman digerlerinden bir tık daha gerçek. Gerçek bir olaydan esinlenildigi söylense sasirmam. Bu kitap, toplumun halı altina kaldırılmış pisliğini gün yüzüne çıkarıyor ve herkesin yüzüne Berat yoluyla tükürüyor! " Gülümserken yüzlerinin yarısını kullanan insanların yüzlerinin diğer yarısı bir baska hikaye fısıldar ve o hikaye anlatıldığı kadar masum değildir."
Mutsuz Çocukların TanrısıJale Demirdöğen · Nemesis Kitap · 2012244 okunma
8/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2017 26. kitabı
Sayfalar akarken siz diyeceksiniz ki " kim ya hu bu kadın? ". Öylesine ince ve içten anlatmış ki Ersöz, yeri geliyor kendimizden bir şeyler bulup mutlu oluyoruz o kadında. Yeri geliyor deli gibi imreniyoruz yerinde olmak istiyoruz ! Herkesin, kalbinin bir köşesinde özenle koruduğu biri var ya iste tam da o bu anlatilanlarin sahibi. Dil öylesine ince, nazik ve betimlemeler öyle canlı ki. Bir iç döküş samimiyeti var sayfalarda.Yazar, aşka çok farklı açılardan bakarak, bir kadının iç dünyasını,dönemin toplumsal sıkıntılarını kusursuz bir sekilde dökmüş kelimelere. "Çünkü ne kadar imkansız olduğu söylenirse söylensin, aşk, bir gün, bir yerde, sonsuz bir bütünleşme düşüdür . " (sy.107)
Kırk Yılda Bir GibisinCezmi Ersöz · Tekin Yayınevi · 2006839 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
Beğendi
·
2017 11. kitabı
Osman Balcigil, Osmanlı son dönemlerini, Milli mücadele döneminde aydınların nabzını , İstanbul'u ve Ankara'yı aynı zamanda Selanik'i, bir devrin bitişini ve bir devrin başlangıcını, bu devirde yaşayan cesur ve güzel bir Osmanlı kadını ayni zamanda ressam olan Celileyi, kırık dökük bir aşkı ve tabii Mavi Gözlü Dev'i öylesine güzel harmanlayıp anlatmış ki hiç sıkılmadan tarihe yolculuk yapıp,olaylara kapılıyorsunuz.
Edebiyat
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma